Şu filmi anlatmaya nasıl başlarım gerçekten bilmiyorum, çünkü ben nasıl başlarsam başlayayım asla filmin girişinin yarısı kadar bile etkileyici olamayacak, o yüzden filmin gölgesinden çıkıp kafamdan geçenleri ve incelikleri yazmaya çalışayım.

(SPOILER VAR DİKKAT!)

Film belki de Star Wars tarihinin en iyi uzay savaşıyla başlıyor. Rebels ile First Order arasındaki savaş Force Awakens’dan bu yana hız kesmemiş. Poe Dameron’un metal konserlerindeki basçılara nazire yapacak solosuyla daha yerimize yerleşmeden, kendimizi X-Wing içinde buluyoruz. Sonrasında Rey ile Luke’un karşılaşması beklediğimiz şekilde ilerlemiyor, Luke kendini dünyadan baya bir soyutlamış hatta kendini force’a kapatmıştı. Bu force kapatma olayını daha önce Expanded Universe’de Kyle Katarn yapmış, daha sonra Luke’un da yardımıyle tekrar Force’a kavuşmuştu.

Luke başta Rey’i eğitmekte dirense de sonra R2D2’nun da yardımıyla yola geldi ve eğitim başladı. Fakat Luke, belli ki Ben Solo’dan dolayı baya bir tedirgindi ve Rey’i ilk hatasında bıraktı. Rey daha sonra Kylo ile irtibata geçti ki bütün filmin kopmaya başladığı yerlerden birisiydi. Bunlar doğrultusunda Rey kendi yolunu bulmak için meditasyonlara başladı. Luke’un bulunduğu adanın asıl özelliği ise tarihi Jedi el yazmalarının bulunduğu ada olmasıydı, Luke jedi kültürü ve force hakkında çok fazla şey öğrenmiş, ve olayın dengede bittiğinin farkına varmıştı. Bunu Rey’e de anlatmak istedi fakat Rey kendini Kylo’nun içindeki iyiliği ortaya çıkartmaya adamıştı. Tıpkı orjinal üçlemede Luke’un babasının içindeki iyiliği araması gibi. Rey ile Luke ciddi bir kavgaya tutuştu bu kavganın sonunda Ben Solo’nun korkusunun en temel sebebini öğrenmiş olduk. Luke’un bir anlık dangalaklığı bütün evrenin dengesini alt üst etmişti. Luke da buna dayanamayıp kendini dünyadan soyutlamaya karar vermiş.

Rey, Luke ile olan kavgasından sonra Kylo ile buluşmaya Snoke’un gemisine gitti. Kylo, Rey’i doğrudan Snoke’a teslim etti. Yine 6. filmde Vader’ın Luke’u Emperor’a teslim etmesi gibi. Snoke’un kibri, kendi sonunu hazırladı. Kylo’nun artık tamamen biat ettiğini düşündü fakat Kylo muhteşem bir force trick ile Snoke’u ortadan ikiye ayırdı. Filmin en çarpıcı sahnesi buydu. Daha önce görülmemiş bir şeydi, baştaki kötü adam ihanete uğradı. Sonrasında gelişen Rey ve Kylo’nun beraber Snoke’un muhafızlarını öldürme sahnesi ise muhteşemdi. Fakat herkesin düşündüğünün aksine Kylo iyi tarafa geçmedi, galaksiye hükmetmek istedi ve yanında Rey’i istedi. Rey burada gerçek bir Jedi duruşu gösterdi. Luke’un öğrettikleri ve anlattıkları burada işe yaramış olsa gerek. Sonrasında film serisindeki en sevdiğim ışın kılıcı ortadan ikiye ayrıldı 🙁

Tüm bunlar olurken süpriz bir ziyaretçi filmin keyfini katladı. Master Yoda! Yoda’nın Luke’a ziyareti ve aralarında geçen konuşma Jedi kavramının gerçekte ne olduğunu bizlere anlattı. Kukla Yoda yine harikaydı. CGI Yoda’nın ardından gözlerimizin pasını sildi. Yine Yoda’nın gelmesiyle birlikte Luke en sonunda akıllandı ve yapması gerekenlerin farkına vardı.

Finn ve Rose kısmına çok fazla değinmek istemiyorum çünkü açıkçası filmde beni en az çeken sahneler onlardı. İsyancıların kaçış sahnesi, mineral gezegenine ulaşmaları muhteşemdi, Poe Dameron baya fevri davranın bodoslama bir karakter. İleride Rebellion’ın en temel taşlarından birisi olacak gibi gözüküyor ama bu bodoslamalığı daha şimdiden başına büyük işler açtı.

Filmde beni yiyip bitiren, hiç bitmesin dedirten sahne ise Luke’un 4. filmdeki Obi Wan Kenobi misali Kylo’nun karşısına çıkmasıydı. Kylo, Luke’u görünce kendinden geçti ve bütün aklı mantığı dışarıda kaldı. Luke büyük ihtimal bunu planlamıştı ve bu süre asilere kaçma fırsatı yarattı. Luke orada sadece Kylo’yu yenmedi aynı zamanda ciddi bir hayat dersi vererek rezil etti. Kylo’nun bu hatası sonucunda asiler kaçmayı başardı. Ben Solo’ya ayrı bir parantez açmak gerekiyor, Force Awakens’daki ergen karakteri bu filmde karakter gelişimini tamamlamış gözüküyor. Kylo bu, yani duygularını kontrol edemeyen iç çatışmalarında boğulan hala o genç çocuk. Supreme Leader olabilecek kapasitede birisi değil. Bu da asilerin Rey ile beraber elinde bulundurduğu en büyük koz.

Star Wars 8: The Last Jedi beni çok fazla tatmin etti, hemen hemen her sahnesinde büyülendim. Galaksiye yeniden umut hakim oldu. Her ne kadar Rebellion çok fazla güç kaybetse de bu umut onları yeniden ayakta tutacak gibi gözüküyor. Ben son filmde süpriz isim olarak Lando’dan Rebellion’a yardım gelmesini bekliyorum. 7 ve 8’de gözükmemesi kendini son filme sakladığı anlamına gelebilir. Last Jedi’ı Star Wars hayranlarının yanı sıra genel film izleyicileri de çok sevecektir, çünkü aksiyonu hiç düşmüyor. Star Wars hayranları için de çok fazla duygusal anılar, anektodlar barındırıyor. Sonunda Rey’in gerçek kimliğini öğrendik ve çok şükür ki Skywalker ailesi ile uzaktan yakından alakası yokmuş. Artık Skywaler Saga’nın sonuna geliniyor ve Star Wars evreninde yeni bir dönem başlıyor.

- Yorumlar -