Ülkemizde ne yazık ki belirli vilayetler dışında çizgi roman kültürümüz neredeyse az. Bu çizgi roman okurlarının sığ yaşamından kaynaklanmıyor. Sığ olanaklar sadece insanları DC, MARVEL gibi büyük stüdyoların yapmış olduğu tekel çizgilere götürüyor. Çizim yeteneği olan kişiler ise Freelance işlerde bu yetenekleri heba ediyor. İstediği yere gelemediği gibi bir kültür başka kültürün etkisine girmesi kaçınılmaz oluyor. Bu yüzden uzun süredir kendisini takip ettiğim değerli çizer ”Yusuf Turğut’ ile endi projelerinden yola çıkarak kısa bir söyleşi yaptık.

Burak ÖZPOLAT: Merhaba !

YUSUF TURĞUT: Merhabalar

Burak ÖZPOLAT: Red Rain’ adlı bir çizgi roman çalışması yaptığınızı görüyorum. Size mi ait ?

YUSUF TURĞUT: Yalnızca bana değil, çizimlerini ben yaptım.

Burak ÖZPOLAT: Piyasa da mı peki ? Çıkacak mı ?

YUSUF TURĞUT: Kickstarter projesi, daha kickstarter sayfası açılmadı. Kickstarter bağışçılarına basılıp gönderilecek. Eğer kickstarterdan yeteri kadar iyi tepki alırsa yayınevlerine veririz belki belkide kendimiz satmaya devam ederiz orası daha belli değil

Burak ÖZPOLAT: İsterseniz bu çizgi roman olan Red Rain’e deyinelim.

YUSUF TURĞUT: Olur tabii ki hatta çok iyi olur teşekkür ederiz. Tek isteyeceğim, sorularınız varsa bana sorun, bende Jeremy ye söyleyeyim. Yazar o olduğu için onun da bir kaç kelime etmesi beni sevindirir. İstersen ben kısaca bahsedeyim. Konusu şöyle, eski ve karanlık zamanlarda geçiyor Red Rain. Bir kızı aramak için köyü yağmalayıp tüm kızları esir alan kötü bir kral spesifik bir gücü arıyordur. Ana karakterimiz Ryia’yı henüz 9 yaşındayken, kullanmayı bilmediği güçler yüzünden esir alınırken okuyoru hikayesini. Hikaye Ryia ile birlikte büyüyecek, ve yolunu bulacaktır. Yazarımız Jeremy Musleh, kendisi bana internetten ulaştı. Bende işi seve seve kabul ettim. Karakter tasarımlarımı sevdi ve istediğim gibi değiştirmeme izin verdi. Çok uzun süre çalıştık 1. sayı için. 22 sayfalık ilk sayıyı uzun tecrübelerle 3 ayda çıkardık. Daha sonra Kapağımızı Image Comics’te Witchblade i çizen roberta ingranata çizdi. Yeni yılda kickstarter üzerinde projeyi duyuracağız
genel olarak böyle

Burak ÖZPOLAT: Galiba yanlış hatırlamıyorsam, Topluca çizerler bir dergi için çizim için toplanmıştınız ?

YUSUF TURĞUT: Evet,çizgi fanzin diye bir işimiz oldu lise yıllarında, o şekilde kabura manga diye 3 kitap basmıştık.

Burak ÖZPOLAT:  Sanatınız Harika !

YUSUF TURĞUT: Teşekkürler!

Burak ÖZPOLAT:  Sizi daha önce haber niteliğinde yazan oldu mu?

YUSUF TURĞUT: Geekyaparla kaburamanga zamanı röportaj yapmıştık. Frpnet, kayıp rıhtım birde bi kaç yerel gazete birde No : 70 dolayısıyla falan biraz oldu.

Burak ÖZPOLAT: Peki Yusuf Turğut iyi bir çizerken Yusuf Turğut kendini iyi buluyor mu?

YUSUF TURĞUT: Aah keşke !😀 hiç tamamen sevemedim ve hiç tam istediğim gibi çizemedim yalnızca küçükken yaptığım işleri seviyorum. Hatalarıyla sevmek o zaman daha kolay.

Burak ÖZPOLAT: Yusuf Bey peki çizer olarak sizin okuduğunuz beğendiğiniz çizerler ve hikayeler var mı?

YUSUF TURĞUT: Alan Moore herkes için olduğu gibi benim içinde inanılmaz ötesi bir idol. Dave Gibbonsla yaptıkları Watchmen benim içinde bir dönüm noktası. Popüler çizerlerden Romita Jr. ı severim. Ve şu sıralar kendi Batman hikayesini yapan Sean Murphy de idollerim arasında. Ama her zaman Uzak doğuyu hikaye olarak batı çizgi romanından başarılı bulmuşumdur.
O yüzden Gantz benim favori çizgi romanım.

Burak ÖZPOLAT: Yusuf Bey yeni çizgi roman projeniz var mı?

YUSUF TURĞUT: Evet, ve çok büyük bir kumar oynamayı düşünüyorum. Kendi yazdığım ve çizdiğim bir proje üzerinde çalışıyorum. Zaten ben başlangıçta yazardım ve amacım kendi hikayelerimi resmetmek. God Is Fella? Yani G.I.F? isimli bir proje. Image Comics’e yollamayı düşünüyorum.

Burak ÖZPOLAT: Tebrik ediyoruz. Peki bu çizimler sürekli mi olacak kısa hikayeler şeklinde mi?

YUSUF TURĞUT: G.I.F? i seri olarak düşündüm. uzun bir hikaye okuyacağız. 5 kitap civarında düşünüyorum.

Burak ÖZPOLAT: Son konuşmamız da Red Rain ile ilgili bilgi almıştık. Bize Jeremy Bey ile ortaklığınıdan bahseder misiniz?

YUSUF TURĞUT: Kendisi bana internet üzerinden ulaştı. Projesinden bahsetti. Tuttuğu bir çizer projenin ortasında bırakıp gitmiş. Gerçekten çok üzgündü o sıralar. Daha sonra eski çizerin işlerini inceledim. Gerçekten çok başarısızdı. Bende neşesini yerine getireceğini düşünerek bir karakter çizimi hazırladım. Söylediği hiç bir tanıma uymamıştım neredeyse ama inanılmaz beğendi ve tasarımları tamamen bana bıraktı. Sürekli iletişim halindeydik. Benim başka işler yapmamdan vs çok uzun sürdü tabii. Ama bu sırada kendimi çok geliştirdim. Hatta ben bu sırada çinilemek için fırça kullanmayı öğrenince insanlara duyurduğumuz tarihi 2 ay ileri attık ve ben 15 sayfayı yırtıp baştan yaptım. İyi ki de yapmışım. İnanılmaz değişti her şey. Bittiğinde ikimizde çok memnun kaldık. En güzel olaysa Jeremy’nin ekonomik olarak çok büyük bir fedakarlık yapıp kapak resmimizi Roberta Ingranata’ya çizdirmiş olması oldu. Roberta şu sıralar Image Comics’te Witchblade’in çizerliğini yapıyor

Burak ÖZPOLAT: Senin ki daha güzel,Diğer çizim witchblade gibi andırıyor. Diğeri al beni oku diyor.

YUSUF TURĞUT: Bizde arada kaldık, hikayemiz karanlık diye fakat albenisi yüksek olduğundan bu tarzın pek karışmadık Robertaya.

Burak ÖZPOLAT:  Türk çizgi roman dünyası için özellikle ne düşünüyorsunuz?

YUSUF TURĞUT: Hala gelişmekte olan bir sektör,ne kadar gelişeceğini hiç bilmiyorum çünkü hiç bir ülkede ekonomik dönütü çokda güzel değildir.

Burak ÖZPOLAT: Genel olarak Türk çizgi dünyası geri planda kalıyor. Çizimleriniz harika iken okuyucuların sizin çizimleri değil de ünlü manga ve Amerikan vari çizimlere yönelmesi mantık dışı mı? Marvel ve DC çizimlerini takip etmesi ve aklına başka studyoların gelmemesi normal mi?

YUSUF TURĞUT:Hayır, ortada bir popüler kültür var ve hiç bir zaman bu popüler kültür kadar net okuyucu elde edemezsiniz. Ve insanlar farklı şeyler okumaya kapalı. Bunun yanında marka etkisi gibi daha bir sürü etmen var. Türkiye’de çizgi romanı severek ve değer vererek okuyacak kitle, bağımsız çizgi roman kitlesidir.
O da ne yazık ki Marvel ve Dc ye göre daha dar bir yaş aralığına hitap ettiğinden, bir azınlık.

Burak ÖZPOLAT: Red Rain bir başlangıç, hep böyle güzel dergiler gelecek mi?

YUSUF TURĞUT: Evet, elimden geldiğince hayallerimden sapmamaya çalışıyorum. 6 yıldır sürekli bir şeyler üretiyorum ama buna ivme kazandırmayı hedefliyorum. Bu seneden sonra her sene işlerimin dışında kendi yaptığım 1 ya da 2 hikayeyi yayımlamayı umuyorum.

Burak ÖZPOLAT: Jeremy Musleh ile konuşurken Ryia karakteri nasıl kafasında canlandırmış? Yaşanmışlıkları olan bir karakter mi. Red Rain de başka hangi karakterler olacak?

YUSUF TURĞUT: Ryia onun için güçlü bir karakter. İlk bölüm zaten onun yaşanmışlıklarına odaklanıyor. Asıl hikayemiz daha sonra başlıyor. Birde ana karakter olarak benim kapakta çizdiğim Jayce var. Favorim.

Burak ÖZPOLAT: Jeremy Bey ve çizimlerinizi gördükten sonra son yılların modası hikayenin öncesine gitmek. Red Rain’nin geçmişi olabilir mi?

YUSUF TURĞUT: Evet evet, karakterin nasıl bir olay yaşadığını görüyoruz 1. bölümde. Zaten ana karakterimiz normalde yetişkin.

Burak ÖZPOLAT: Red Rain film olsaydı kimler oynayabilirdi?

YUSUF TURĞUT: Roberta hanım ile nasıl tanıştınız Kendisinin de çizimleri var mı?hmm sanırım ryia yı jessica alba jayce de josh holloway iyi oynardı. Roberta ile ben pek görüşmedim açıkçası. Jeremy ile daha çok görüştüler

Burak ÖZPOLAT:Peki Türkiye de Hangi çizerleri beğeniyorsunuz ?

YUSUF TURĞUT: Benim çalıştığım tarzda çalıştığı için Hüseyin Özkan’la başlamak istiyorum. Kendisi bana bir kaç kez yardımcıda oldu sağolsun. Onun projelerini takip ediyorum. Yıldıray Çınar ve Mahmud Asrar zaten anlatmama bile gerek olmayan isimler. Onlar dışında Özgür Yıldırım, o da bana çok yardımcı olmuş bir abim. Şerif Karasu’da çizgi olarak çok başarılıdır. Ege Avcı, şu sıralar Arka Bahçe’den çıkacak çizgi romanını bekliyoruz, çizgisi müthiştir. Geçenlerde Oytun Yılmaz’ı keşfettim. İnanılmaz görünüyor işi. Mehmet Korkut Öztekin usta kesinlikle inanılmaz bir çizer. Sırf onunla yakından tanışmak için İzmir’de okumayı düşünmüştüm üniversiteyi. Son olarak Ahmet Torun, hem manevi abim hemde en yakım dostum. Kendisinin inanılmaz bir özeni var. Kimsede görmediğim bu kadar titiz çalışmayı. Kendisi 500 sayfalık watchmen gibi ağır bir hikaye kaldıracak çizgiye sahip. Umarım ki bir gün bu yolda onunla birlikte büyük başarılar kazanacağız.

Burak ÖZPOLAT: Umarım onlarda sizin farkınızdadır.

YUSUF TURĞUT:Çoğuyla yakından tanışıyorum zaten. Yazmayı unuttuğum iki isim kalmış. Nasıl unuturum bilmiyorum. Celal Koç ve Sümeyye Kesgin. İkisi de şu sıralar Image’deler Sümeyye abla da bana çok yardımları dokunmuş biridir.

Burak ÖZPOLAT:Sosyal olarak ne yaparsınız?

YUSUF TURĞUT: Açıkçası pek sosyal hayatım olduğunu söyleyemem. Sürekli evdeyim ve çalışıyorum. Çalışmadığım zamanlarda çeşitli kaynaklardan kendimi beslemeye çalışıyorum. Nadiren kız arkadaşımla dışarı çıkarız. Ya da arkadaşlarımla görüşmeye giderim. Ayda 1-2 kez dışarı çıkarsam başarı olarak sayıyorum ama bunu arttırmayı planlıyorum. Sosyal hayatında bir önemi var. Her şeyin fazlası zarar.

Burak ÖZPOLAT: Yaptığınız işe göre pek evcimen gördük sizi

YUSUF TURĞUT: Yani tek bir çizgi roman sayfası 10-15 saat sürüyor. Birde ben reklam sektöründe de çalışıyorum. Bu gün sabah 6 da yattım mesela. Evden çıkmaya pek zaman olmuyor.

Burak ÖZPOLAT: Güzel bir sohbet oldu. Okuyucularımıza neler söylemek istersiniz, ?

YUSUF TURĞUT: Hayallerinizin peşinden korkmadan koşun. Çünkü dünya gördüğünüzden büyük, düşündüğünüzden çok daha küçük

Burak ÖZPOLAT: Çok teşekkür ediyor Projelerinizin devamını diliyoruz.

YUSUF TURĞUT: Ben teşekkür ederim.

 

2017

 

 

 

- Yorumlar -