Bir süredir etrafta gördüğüm “Bilgisayar Oyunları Akıl Hastalığı Sayılacak” haberleri üzerine bir yazı yazma gereği duydum. Hepinizin zaten gördüğü haber şu şekilde;

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bilgisayar oyunu bağımlılığını akıl hastalığı olarak adlandırmaya hazırlanıyor.
Örgüt, son olarak 1990 yılında güncellenen Hastalıkların Uluslararası Sınıflanması teşhis kılavuzunu 2018 yılında yinelenecek.

Yinelenen kılavuzda, bilgisayar oyunu bağımlılığının akıl hastalığı başlığı altında yer alacağı duyuruldu.
Örgütün Akıl Sağlığı Departmanı’nda görevli Vladimir Poznyak, konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Bilgisayar oyunu bağımlılığının önemli bir konu olarak tanınmasının kritik olduğunu belirten Poznyak, “Sağlık uzmanları bilgisayar oyunu bağımlılığının ciddi sorunları olabileceğini fark etmeli. Her alkol içen insanın alkolik olmadığı gibi bilgisayar oyunu oynayan herkeste de akıl hastalığı bulunmuyor fakat belirli durumlarda aşırı bilgisayar oyunu bağımlılığı olumsuz etkiler yaratabilir” şeklinde konuştu.

Yapılan bu haberlerin üstüne bir psikolog adayı olarak fikrimi söylemem gerektiğini hissettim. Öncelikle “mental illness” dediğimiz akıl hastalığı psikoloji literatüründe en son 18. yüzyılda kulanılmıştır. 18. yüzyıldan bugüne psikopatolojik rahatsızlıkları dile getirmek için “Mental disorder” yani ruhsal bozukluk terimi kullanılıyor. Buna akıl hastalığı demek hiç uygun değil. Zaten haberin orjinalinde de akıl hastalığı olarak değil, ruhsal bozukluk (disorder) olarak adlandırılmış. Yani anlaşılacağı üzere, tamamen çeviri hatasından kaynaklı gülünç bir durum ortaya çıkmış.Bir sürü haber sitesi de bu çeviri hatasını hiç sorgulamadan aynen kullanmış.

Peki nedir bu ruhsal bozukluk nasıl tanımlarız gelin ona bakalım. Öncelikle ruhsal bozukluk diyebilmemiz için dört tane maddenin sağlanması gerekiyor. Bunlardan birincisi “Personal distress” yani kişinin kendi içinde duygusal olarak bir soruna yol açması. Bir diğer madde ise “Disability” dediğimiz kişinin iş yaşamını okul yaşamını ilişkilerini sekteye uğratması. Üçüncü olaraksa “Violation of social norms” dediğimiz, diğer insanları rahatsız edecek davranışlarda bulunma ve antisosyal davranışlar sergilemek geliyor. Son olarak “Dysfunction”, beyinde psikolojik, davranışsal ve biyolojik olarak farklı bir yapılanma olması. Anlayacağınız birisinde psikolojik açıdan bir bozukluk var diyebilmemiz için bu maddelerin o kişide bulunması gerekiyor.

Elbette, aşırı bilgisayar kullanımı pek çok olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Bireylerin, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar vermesine karşın, belirli bir eylemi yinelemeye yönelik istek duymaları haline bağımlılık denir. Göründüğü üzere, buna akıl hastalığı demek tamamen terminolojiden uzak ve insanları yanlış bilgilendiriyor.

Son yıllarda özellikle öğrenme güçlüğü ile ilişkili dyslexia gibi pek çok rahatsızlığın tedavisinde “Fast forward” dediğimiz bilgisayar oyunlarını içeren teknik çocukların okuma yazma becerilerini geliştirmek için tedavilerde kullanılıyor.

Tabii çocukların oyunlarla geçireceği süreyi kısıtlı tutmak, oyunları sosyal yaşamlarının önüne geçmesine engel olmak anne babalara düşüyor.

Son olarak bu arkadaşımızı da bu vesileyle tekrar hatırlayalım.

- Yorumlar -