Hep yazılarımız oyunlar, filmler, diziler üzerine yoğunlaşmış durumda. Aslında hayatımızda çok yoğun yer tutan bu üçlüden ben gayet memnunum. Ancak işe gelip giderken veya başka boş anlarımda okuduğum kitaplar var. Eminim ki hepimizin de okuduğu veya okumak istediği bir çok kitap var an itibari ile. Peki kitaplara ne kadar zaman ayırabiliyoruz? Veya ayırabiliyor muyuz?

Sizlere yeni bir yazı dizisi ile merhaba diyorum tekrar. Öyle çok sık yazılacak bir seri olmayacaktır belki ama aldığım karara göre, okuduğum kitapları sizlerle paylaşacağım. Belki aranızda “Acaba ne okusam?” diyen olursa onlara da bir örnek sunmuş olabilirim bu sayede. Yazımın ilk bölümünü, benim için efsane olan bir oyunun kitaplarına ayırıyorum. Ki zaten hali hazırda şu an piyasada olan 3 kitaptan sonuncusunu okumaktayım.

MASS EFFECT

anderson-01-p

Mass Effect serisi bildiğiniz gibi, gelecekte geçen ve insanların Samanyolu Galaksisi içerisinde sadece kendilerinin olmadığını, bir çok farklı ırkın da bir arada yaşadığı bir ortam olduğunu fark ettikleri bir seri. Oyunlara fazla değinmeyeceğim ama Commander Shepard‘ın (Ana karakterimiz) tüm galaksiyi kurtarması ana konumuz. Kitaplarda ise Shepard’a pek değinilmiyor. Kitaplar sırasıyla, Mass Effect 1‘in öncesi, Mass Effect 1 ve 2 arası ve Mass Effect 2 ile 3 arasında yer alan boşlukları dolduruyor. Evet oyunların içindeki “codex”ler de bu boşluklara dair bilgiler mevcut ancak bir kitap ile pekiştirmek çok güzel.

Kitapların ana karakterlerini oyunlardan tanıyoruz. David Anderson ve Kahlee Sanders. Serinin üç kitabı, sırasıyla Mass Effect: Keşif, Mass Effect: Yükseliş, Mass Effect: İntikam. Hepsi de oyunun ana yazarı ve fikir babası Drew Karpyshyn‘ın yazdığı kitaplardır. Kendisi hem BioWare‘in bir diğer efsanesi SW:KOTOR‘un da baş yazarıydı. Kendisine ayrı bir hayranlık duyma sebebidir bu.

mass effect kitap

Mass Effect: Keşif

Gelelim şimdi ilk kitabımıza. Mass Effect serisini oynayanlar bilirler, Shephard ilk insan “Spectre” olarak tüm galaksiye adını kazımıştır. Ama bunu başarması kolay olmamıştı. Tüm bu olaylar zincirini başlatan nokta (oyunlarda) Saren adındaki Turian ırkından olan Spectre’nin Reaperların kontrolüne girmesi ile oluyor. Kitabımız ise işte bu olayların başına dönüyor. Shephard, Spectre seçilmeden önce David Anderson‘ın spectre olmak için aday gösterildiğini ancak olamadığını öğrenmiştik. Kitap ile tüm detaylarını anlıyoruz bu durumun.

mass_effect_3___kahlee_sanders_by_revan654-d4vxkpb

Kahlee Sanders (Mass Effect 3)

Kitap Kahlee Sanders‘ın üzerine odaklanmış olarak başlıyor. Ayrıca “First Contact War” olarak bilinen, insanların Mars’ta buldukları Prothean teknolojisi ile birlikte bir anda uzaya açılmaları ve istilacı bir halde boş buldukları her gezegeni kolonileştirmeleri ile Turianlar ile girdikleri savaşa da bir miktar değiniyor. Çünkü savaşta genç bir ittifak askeri olan David Anderson yer alıyor. İleride İttifak güçlerinin en önemli isimlerinden biri olacak olan genç asker Anderson ile ittifak adına basit askeri eğitim almış olan ve aslında bir bilim kadını olan Kahlee Sanders’ın yollarının kesişmesi ve bu yola dahil olan ünlü Spectre Saren…

179677-stranger

Kitap aynı zaman da Saren’ın daha Reaperlar ile tanışmadan, “Indoctrine” olmadan önceki halini de anlatıyor bizlere. Ve nasıl oldu da galaksinin en ünlü ve en iyi Spectre’si olan bu Turian yoldan çıkıp galaksiyi yok etme peşindeki makinelerin kuklası oldu. Aslında kendisinin “İlk Temas Savaşı” ile birlikte insanlara nasıl nefretle dolduğunu, acımasızlığı sayesinde de işini iyi yaptığını ama içerisindeki bu öfkenin onu nasıl yediğini çok güzel anlatıyor kitap.

Gelelim serinin devam kitabına;

Mass Effect: Yükseliş

Saren‘ın “Indoctrine” olmasıyla başlayan ve Reaperlar ile ilk defa tanışmamıza neden olan Mass Effect 1‘in devamında gerçekleşiyor Yükseliş‘in hikayesi. Shepard da ilk defa hikayeye bağımsız olarak dahil oluyor. Sonuçta kendisi artık Citadel‘i kurtaran bir kahraman. E tabi buna en büyük ilgiyi de “Illusive Man” gösteriyor.

illusiveman

Illusive Man (Asılsız Adam)

Hikayemiz Shepard’la ilgili değil. Cerberus‘u daha içeriden görmemizi sağlayan Yükseliş, Kahlee Sanders ile David Anderson‘ı yeniden bir araya getiriyor. Bunun nedeni de Yükseliş Projesi‘nde yer alan bir biyotik kız çocuğu olan Gillian Grayson. Çünkü bu kız çocuğu üzerinde Cerberus’un gizli emelleri bulunuyor ve Kahlee’nin bu kızı hayatı pahasına koruması gerekiyor. Aynı zamanda Dünya üzerindeki biyotik gelişim bu Yükseliş Projesi’ne bağlı olabilir.

Harika bir devam kitabıyla Drew Karpyshyn bize Omega‘nın karanlık sokaklarından, Quarian Filosu‘na kadar devasa bir macera vaat ediyor. Haliyle kitabı bitirdikten sonra da bir solukta üçüncü ve yayınlanan son kitaba saldırıyoruz.

Mass Effect: İntikam

Artık olayların üzerinden baya bir zaman geçmiş. Kahlee Sanders, Grissom Akademi‘nin başında Yükseliş Projesi‘ne Cerberus‘tan uzak bir şekilde devam ediyor. Ancak önceki kitaptan tanıştığımız Gillian Grayson‘ın babası Paul Grayson kitabın en önemli karakterlerinden biri halinde. Hem Aria T’loak‘un da hayatına küçük bir bakış attığımız bu kitap da diğerleri gibi muhteşem başlıyor.

aria_t__loak_09_by_johntesh-d51rlgf

Aria T’loak

İntikam ile birlikte, Illusive Man işlerinin bozulmasına karşı, mantıklı ve çıkarları doğrultusunda hamleleri ile karşılık vermeye hazırlanıyor. Shephard sayesinde “Collectorlar”dan alabildiği tüm Reaper teknolojilerini kullanmaya başlıyor. Daha sonra üçüncü oyunda da göreceğimiz, Husk’laşmış Cerberus ajanlarının ilk denemeleri ve hatta gene oyunda da rastlayacağınız Cerberus’ın ve Illusive Man’in Reaperları kontrolü için gerekli hamlelerini ilk nasıl başlattığını göreceksiniz. Ve ayrıca, yine son oyunda karşımıza çıkan; Cerberus’un en güçlü ajanlarından olan Kai Leng‘in de neden Illusive Man’in favori adamlarından biri olduğunu da kavratıyor bize.

Tabi önceki kitaplarda da olduğu gibi yeniden David Anderson ve Kahlee Sanders’ın bir araya gelmesi de söz konusu.

 

Drew Karpyshyn‘ın kalemi gerçekten kuvvetli. Karakterlerin hislerini yakalayabiliyorsunuz. Her karakter için olmasa da en azından ana karakterler için güzel yazılmış diyebiliriz. Eksikleri yok mu, elbette var ama okunmaya değer. Kitapları otursanız bir günde bile bitirebilirsiniz. Hem akıcı, hem okuması basit, sade bir dil mevcut.  Kitapları okurken yan etki olarak bilgisayarınıza da yeniden oyunları kurmak isteyeceksiniz. Bunu söyleyeyim. Kısacası bilim kurgu dalında kitaplar okumayı seviyorsanız veya Mass Effect serisini hali hazırda seven biriyseniz kesinlikle okuyun.

Ayrıca bu üç kitap dışında serinin çizgi romanları olduğunu ve daha önce yaptığımız bir haberde de belirttiğimiz gibi, yeni dört kitabın da ekleneceğini belirteyim. Üstelik bir de animasyon filmi mevcut.

- Yorumlar -