Assassin’s Creed: Empire konuları gün yüzüne çıkarken, Reddit‘te bazı “bilgiler” de hemen dönmeye başladı. İşte ne biliyoruz, ne bilmiyoruz biz de bunu bir derleyelim dedik.

“Abi yeni ne oyun var?”
“Bu var, Aşşins Kırit!”
“Bu ne abi?”
“Türkler var, güzel oyun…”

İlk Assassin’s Creed oyununun çıkmasının üstünden 10 yıl, 9 oyun geçtikten sonra, hala en yüksek binanın tepesine tırmanma zorunluluğunu dayatan Ubisoft, bıktığımızı fark etti ki, 2016 yılını
sadece filmle geçirdi, böylece 2008 yılı haricinde ilk defa bir yılı Assassin’s Creed oyunu olmadan geçirdik.

Reddit‘te, Assassin’s Creed Empire‘ın nasıl olacağı ile ilgili açılan bir konuya, Ubisoft’ta sanat yönetmeliği departmanında geliştirici olduğunu iddia eden bir kişinin verdiği cevaplar, bir sonraki oyunun ne olacağı ile ilgili
ciddi teoriler üretilmesine yol açtı. Kısaca Q&A olarak ilerleyen bu konuşmayı, sizin için derledik:

(Konuyu açan kişi)Soru: “Bir sonraki oyun sizce ne olacak? Birinci Dünya Savaşı fena fikir değil.”
Cevap: “Ubisoft çalışanıyım. Bir sonraki oyun Mısır‘da geçecek. 2016 yılında yeni bir oyun çıkmayacak. İnanmıyorsanız ekran görüntüsü alıp E3 2016’da hiç bir şey olmadığında buraya gelebilirsiniz.
Neden mi çıkmayacak? Çünkü bu oyun seriyi tamamen yeniden tasarlayacak. Oyun daha çok The Witcher hissiyle ilerleyecek, karakter açılımları, serbest dövüş tarzı olacak. Atlar da geri gelecek ve en önemlisi
Black Flag takımı tarafından yapılıyor. Oyunla ilgili istediğiniz her soruyu sorabilirsiniz.”

Soru:Revelation‘dan itibaren patlayan her oyundan sonra, patronlarınız size ne kadar çok bağırdı?”
Cevap: “Biz geliştiriciler değil, ancak geliştiricilerin üstündeki yönetmenler oldukça azarlandı.”

Soru: “Mısır’ın hangi dönemi? Çölde tırmanacak tek bir şey bile yok!”
Cevap:Antik Mısır. Hikayeyi hazırlarken tarihi kayıtlardan ve olaylardan mümkün olduğunca uzak ve özgür olmak istiyoruz. Hikaye Assassin ve Templar örgütlerinin kurulmasından bile önceki dönemi işliyor.
Kısaca Assassin’s Creed hikayelerinin başlangıç oyunu diyebiliriz. Ayrıca Black Flag’de de tırmanacak çok fazla bir şey yoktu.”

Soru: “Yani kısaca kimsenin modern zamanlarla ilgilenmediğini artık kabul ediyorsunuz?”
Cevap: “Elbette”

Soru: “Peki bu oyunu yapmaya ne zaman karar verdiniz?”
Cevap: “Black Flag’den hemen sonra. Diğer oyunlar, bu projeden bağımsız bir şekilde, farklı ekipler tarafından geliştirildi.”

Soru: “Free Running (çok tartışılan tek tuşla koşma özelliği) ve savaş yöntemlerinde bir değişiklik olacak mı?
Cevap: “Henüz karar vermedik, oyun daha Alpha aşamasına bile gelmedi. Deniz araçlarını ekledik, ancak savaşmak için değil, ulaşım aracı olarak kullanılabilecek. Ayrıca oyundan Co-Op özelliğini bütünüyle kaldırdık ve geri geleceğini de hiç sanmıyorum.”

Soru: “Deniz savaşı olmayacaksa teknelerin olmasının ne anlamı var? Sonuç olarak gemilerin esas amacı deniz savaşlarıydı?”
Cevap: “Bu konuda emin değilim, oyunda gemilerle Antik Yunan şehirlerine gidilebildiğini ancak daha sonra bunun çıkartıldığını biliyorum. Yeni karakter Ezio gibi üçleme oyunla gelecek. Bu yüzden diğer oyunlarda Antik Yunan ve Antik Roma olabilir.”

Soru: “Neden Antik Çin ya da Japonya‘da geçen bir oyun yapmıyorsunuz?”
Cevap: “Bende bilmiyorum. Bütün geliştiriciler olarak Uzakdoğu‘ya gitmeyi çok istiyoruz ancak yöneticiler bunun iyi bir fikir olmadığı ve mekaniklerle uyuşmadığı konusunda hem fikir. Ancak bu durumu anlayabiliyorum da. Eğer oyunu Uzakdoğu’ya taşırsak, bütün karakter animasyonlarını tekrar hazırlamamız gerekir. Çoğu hareket ve animasyon ilk oyundan beri tekrar tekrar kullanılıyor, bu animasyonların tekrar hazırlanması demek, diğer geliştirilen şeylerin çöpe gitmesi demek. Zaten her Assassin’s Creed oyunu çok maliyetli oluyor.”

Soru: “Basına sızdırılan ekran görüntüleri, yeni oyundan mı? Peki ya hikaye? Syndicate‘de hikayenin artık bir döngüye girdiği ve herhangi bir yere gitmeyeceği hissi vardı, yeni oyundaki karakterimiz nasıl biri olacak?”
Cevap: “Hayır, bu görüntüler Prince of Persia ve Assassin’s Creed karışımı bir oyunun ekran görüntüleri, yeni oyun bundan çok daha renkli. Oyun Antik Mısır’da geçiyor, böylece özgün bir hikaye yazmak için tarihsel gerçeklikten bağımsız kalıp, gerekli özgürlüğü elde ettik.

Yeni karakterimizin görüntüsü Altair‘e oldukça benziyor, sadece biraz daha siyah tenlisi, konuşmayı çok sevmiyor, oyuncuların kontrol edebildiği bir kartalı var ve çok konuşmayı sevmeyen biri.”

Soru: “Peki bir daha Prince of Persia görecek miyiz?”
Cevap: “Hayır, Assassin’s Creed’in var olma nedeni, Ubisoft’un Prince of Persia lisansı için ödemek zorunda kaldığı ücret. Dolayısıyla yeni bir Prince of Persia oyunu yapmak, finansal açıdan karlı bir iş değil. Öte yandan Assassin’s Creed lisansı tamamen Ubisoft’a ait, dolayısıyla oyunun merchandising ile ilgili her türlü geliri doğrudan Ubisoft’ta kalıyor.”

Soru: “Bu demek oluyor ki Assassin’s Creed 1‘den beri olan çevre ve animasyonları aynen kullanacaksınız? Yeni dokuları ve grafikleri üstüne koy ve BOOM! Mısır?”
Cevap: “Tabi ki de hayır, oyun dünyası sıfırdan yaratıldı, sadece animasyonlar tekrar kullanıldı, ancak onda bile ciddi anlamda yenilikler var. Animasyonların tekrar kullanılması söz konusu olduğunda, bu oyun en az kullananı diyebilirim.”

Son 20 yılda devrim yaratan üç tane oyun gördük, Half Life 2, World of Warcraft ve The Witcher 3. The Witcher 3 karakter ve hikaye konusunda o kadar başarılı oldu ki, anlaşılan Ubisoft bile en sonunda “Evet abi,
karakter tasarlamak ve hikayeyi ona oturtmak, themepark yaratmaktan daha önemli galiba” diye düşünmeye başlamış. Ubisoft’un bugüne kadar en çok ıskaladığı nokta, ne Fransız Devrimi’ne, ne de Rönesans İtalyası’na değil, doğrudan karakterlere vurgun olduğumuzdu.

Ezio Auditore‘nin haşarı ve çapkın karakteri, yaşantısı, adeta kendi elimizde olgunlaştı ve oturdu, ancak bir daha asla karakter gelişimini oturtamadılar, örneğin Assassin’s Creed III, Black Flag ve Rogue‘un Edward Kenway karakterinin üzerinden işlenmesi, bambaşka bir etki bırakırdı.

Assassin’s Creed II ve ek paketlerini ikişer defa bitirdim, ancak ne 3’ü ne de diğer oyunları zorlasam da bitiremedim. Her oyunda farklı karakterle ve farklı zaman dilimiyle geldiler. Aynı oynanış, aynı animasyonlar ve aynı sesler o kadar klişe hal aldı ki, aslında çok güzel oyun olan Assassin’s Creed: Syndicate, serinin en az satan oyunu haline geldi.

Yine de bu gayrıresmi Q&A’den de görüyoruz (ve CD Projekt‘e teşekkür ediyoruz) ki, Ubisoft hatalarından ders almaya başlamış, zaten altın yumurtlayan tavuğu boğmasına da çok az kalmıştı.

- Yorumlar -