Dün Mass Effect alemi için artık geleneksel olan N7 günüydü. Bu sebeple de Mass Effect: Andromeda ile ilgili olarak bir trailer da yayımlandı. Şimdi ise bir genel toparlama ile bizleri nelerin beklediğine şöyle bir göz atalım. Hikaye, oynanabilirlik gibi detaylara kısaca göz atalım.

Öncelikle şurdan başlayalım, Citadel Konsey’inin ortak çalışması olarak başlayan Andromeda projesinin başlangıcı 2185 yılına denk gelmekte. Yani Mass Effect 2 dönemine. “Andromeda Initiative” kurulduktan sonra her ırka özel olarak yapılan devasa gemiler ile birlikte, bu ırkların binlerce üyesini Samanyolu Galaksisinin dışına ilk kez çıkacakları ve Andromeda Galaksisine gidecekleri yolculukları planlanıyordu.

Her geminin başında “Pathfinder” ünvanına sahip olan, gemilerden ve içerisindeki her canlıdan sorumlu bir de lider bulunuyor. Yüzyıllar sürecek bu yolculuk için geminin sakinlerini “cryosleep”(dondurulma) durumundan kaldırmak da bu kişilere düşüyordu. Biz de oyuna burada dahil oluyoruz. İnsanlığın gemisinin lideri olan Alec Ryder’ın ya oğlu Scott ya da kızı Sara Ryder olarak yeni galaksiyi keşfe çıkacağız.

mass effect

Kimi seçerseniz seçin, yeni pathfinder olarak göreve başlayacağız. Muhtemelen bir Commander Shepard tadı alamayacağız ama gene de umudum yüksek. İnsanlığın gemisi Hyperion, Andromeda’da gitmesi gereken nokta yerine, yanlış bir noktaya ulaşmasının ardından, hem diğer gemilerle iletişimi kopuyor hem de kontrol merkezi ile…

Mekaniklerde ise yenilikler mevcut. En dikkat çeken değişikliklerden biri siper alma (cover) durumunun değişmesi. Çoğu oyunda ve önceki Mass Effect serilerinde olduğu gibi karakter siper aldığından sanki siper aldığı yere yapışmış gibi bir hissiyat bırakırdı. Bunu aşmak için daha dinamik bir sistem geliştirmişler. Oynayarak göreceğiz ama bu sistem konusunda bir hayli iddialılar.

Bu ve benzeri geliştirmelerin amacı savaş mekanikleirni daha akıcı hale getirmek ve oyuncunun savaş alanında daha rahat hareket etmesini sağlamak. Jetpack ile hızlı atlayışlar ve sıçrayışlar ile düşmanın arkasına geçmek veya savaş alanından biraz uzaklaşmak için ideal. Ayrıca yakın dövüş mekaniklerindeki geliştirmelerin yanı sıra, kılıç-çekiç gibi yeni(!) silahlar da oyuncuyu daha fazla risk almaya yönlendirebilir.

Bunların dışında Mass Effect’in en önemli özelliklerinden biri olan “power”lar artık genel bir “cooldown” yerine, her gücün kendine özel bir bekleme süresi olacak şekilde değiştirilmiş durumda. Bu kısımdan çok emin olunmasa da, muhtemelen Beta sürecinde kesinleşecektir hangi yönde karar kılacakları.

Ayrıca önceki oyunlarda yer alan sınıflarda artık tam olarak olmayacak. Örneğin artık biyotik güçleri kullanabilen bir sniper ya da ağır silah kullanmaktan zevk alan bir “engineer” olabilirsiniz. Sınıfların bu şekilde karıştırılması da geniş bir seçenek sunuyor bizlere aslında.

Ve tabi ki karakterin düzenlenmesi, görünüşünde yapacağımız değişikliklerin de çeşitliliği artmış durumda. Önceki oyunlara göre çok daha fazla seçenek ile kask-zırh-kol-bacak zırhları gibi kısımları değiştirebileceğiz.

Mass Effect: Andromeda 2017’nin baharında (Mass effect 3, 6 mart 2012’de çıkmıştı) çıkacak. Ve bu uzun bekleyiş umuyoruz ki güzel bir şekilde son bulacak.

Şu da son trailer:

- Yorumlar -