Bizim var. Çıktığı gibi izledik bile. İncelemesini ise site sorunları yüzünden ancak şimdi yazabiliyoruz. Geç olsun, güç olmasın değil mi?

The Tick, nam-ı diğer Kene; çocukluğumuzdan bir parça. Eski toprakların Nickelodeon‘dan Fox-Kids‘e geçiş sürecinde tanıştığı -malum Nickelodeon bir dönem ülkede yayını kesmişti- ve daha sonraki kitlenin ise Jetix aracılığıyla yakaladığı The Tick, tekrardan televizyonda şansını deniyor.

the tick

Daha önce 2001’de, biraz daha karanlık bir plotla televizyon filmi olarak karşılaştığımız The Tick’i şimdi Amazon Prime etiketiyle televizyon dizisi olarak izliyoruz. Açıkçası 2001 yapımı beni çok tatmin edememişti, ancak bu tv dizisi daha ilk dakikadan çizgi filmin tadını verdi bile.

Peter Serafinowicz‘i yenilmez mavi süper kahraman “Kene” rolünde görüyoruz. Biricik Arthur‘umuzu ise Griffin Newman canlandırıyor. Dizinin başlangıç hikayesi ise çizgi filmden biraz farklı.

Hikayeyi daha çok Arthur ile birlikte takip ediyoruz. Bence olması gereken de bu zaten. Çizgi filmine aşina olan bizler, The Tick çizgi romanlarını pek tanıyamadık. Yine de çoğumuz çizgi filmleriyle yeterince haşır neşir olduk. Haliyle diziden beklentimiz de, yeniden çizgi filmin tadını bize vermesi yönündeydi. Bence epey de vermiş.

the-tick

Kene’nin o hafif şaşkın, özgüvenli halini çok iyi yansıtmışlar. Aynı şekilde Arthur da bildiğimiz Arthur olmuş işte. Daha önce çizgi filmindeki plottan farklı bir başlangıç izlediğini söylemiştim. Yine de bu çizgi filme büyük göndermeler olmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle Arthur’un evindeki “headquarter” sahnesi direk çizgi filmden alınma. Ayrıca 06:30 göndermesini de yakalayanlarınız olacaktır.

Pilot bölümü beni oldukça tatmin etti ve adeta çocukluğuma geri döndüm. Yalnız çizgi filmde her taraf süper kahraman kaynarken, dizide süper kahramanların The City‘de bulunmadığını görüyoruz. Bu da biraz canımı sıkıyor açıkçası. Dizide hangi villain karşımıza çıkacak diye düşünürken, karşımızda The Terror‘ü bulduk. Şahsen benim favori villain’ım Chairface Chippendale‘di. Kim bilir, belki ileride karşımıza çıkar.

Eksiklerden bahsederken American Maid ve Sewer Urchin‘in eksikliğini de hissediyoruz. Umarım ileride onları da dizide görebiliriz.

İkinci bölümü merakla bekliyorum. Şimdilik dizi beklenenleri veriyor. O zaman; “KAŞIIIIIIIIK!

- Yorumlar -