Müzik Arşivi Oluşturma ve Formatlar Savaşı

   Herkese Merhabalar! Özellikle son günlerde internette gördüğüm bir durumdan bahsedeceğim. Müzik arşivi oluştururken göz önünde bulunduracağımız konulara bakacağız. Özellikle sağda solda kaset formatının hortlaması, plakların yeniden popüler olması ve bir yandan da güncel olarak CD ve DVD’lerin raflarda olması. Bir taraftan da Spotify ve YouTube’da kolay ulaşılan müzik insanların kafasını karıştırıyor. Hangisi doğru? Hangisini yapmalıyız? Gelin isterseniz bunlara kısaca bakalım. Anlamaya çalışalım.

  Hangisi Doğru Format?

   Herkesin Metal’den veya müzikten anladığı, aldığı keyif başkadır. İnsanlar farklı jenerasyonlarla dünyaya gelir. Kaset zamanlarında doğan birinin kaset tutkusunu o kişiden başka kimse anlayamaz. Plak zamanlarında dünyaya gelen biri de müziğin en iyi plaktan dinlendiğini iddia edecektir. Şu son zamanlara bakınca insanların diğer formatlara yöneldiğini görüyorum. Pek çok insan artık YouTube veya Spotify’dan tek tıkla müziğe ulaşmak istemiyor. Bu nesilde 2000’ler ve sonrasında doğanlar ise müziğe ulaşmanın doğru şekli bu. Fakat bazı benim gibi 90’larda ve daha öncesinde doğanlar için durumlar daha farklı işliyor. Bakalım bizim için müziğe ulaşmak nasılmış?

   Tercihler ve Gelenekler

   Daha önce de anlattığım gibi herkesin müzikten beklentisi farklı kimisi için kasetken kimisi için CD vazgeçilmezdir bir başkası için ise plak. Fakat bu anlam karmaşasında nasıl kurtulup kendi müzik beğenilerimizi oluşturup, buna göre müzik koleksiyonumuzu oluşturacağız. Cevap basit aslında. Kalbinize sorun. Sizin içinizi ateşleyen, keyif veren, iyi hissettiren hangi formatsa ona yönelin. Ama lütfen “Issız Adam” filminden özenip hemen plak biriktirmeye başlamayın. Kendinize sorun; Hangi yıllarda doğdunuz? Hangi format o yılarda hakimdi? Anılarınız daha çok hangi formatla öne çıkıyor? Bu sorulara cevap verip koleksiyonunuzu oluşturun. Örnek vermek gerekirse; ben çocukluğumdan beri kasetlere hep ilgiliydim. Anılarımda hep kasetten müzik dinlemek vardı. Erken gençlik yıllarımda bir sürü de kasetim vardı. Daha sonraları kaset formatının bittiğini düşünüp hepsini çöpe atmıştım. Ne kadar da hatalıymışım. Şimdilerde ise; o hatamı telafi etmek için, kendime bir teyp ve bir sürü kaset aldım. Çünkü benim kalbimi ateşleyen müzik dinlerken önemli hissettirip, keyif veren kaset formatıydı. Hala da kaset almaya ve arşivimi geliştirmeye devam ediyorum. Elbette ki; CD ve DVD olarak da müzik arşivimi besliyorum. Çünkü Ne kadar eski formatları sevsek de biraz da günceli takip edip yakalamak lazım. 😉

   Anılar ve Ötesi

Anılarımda beni ateşleyen duygu ve kaset koleksiyonuna giden yolda tam da bu tutkuydu. Kaset formatını sevdiğim için anılarımda hep kaset dükkanından kaset satın almak olduğu için bunu seçtim. Ben erken gençliğimden hatırlıyorum her yer de kaset dükkanları vardı. Gider, istediğimiz türde istediğimiz sanatçının orijinal kasetlerini alırdık. Tabi şimdi kalmadı kasetçiler. Yalnızca internetten alabiliyorum artık. Ki sıfır kullanılmamış kaset bulmak takdir edersiniz ki çok zor bir durum. Neredeyse imkansıza çok yakın. Bulursam da altın bulmuş gibi seviniyorum.

   Günümüz ve Gerçekler

   Tabi 2000’ler ve sonrasında doğmuşlar için bu anlattıklarım çocukça mı gelir artık? Müziğe aşırı değer verdiğimi mi düşünürler? Bilemem. Tabi günümüzde müziğe ulaşmak çok basit. Sevdiğin sanatçının adını YouTube’a yazıyorsun. Şarkının adını da yazıyorsun. Albümmüş, albümde kim Bas Gitarı çalmış kim Davulu çalmış kimsenin umurunda değil. Sözlerde ne anlatıyor bu adam? Ne demek istemiş? Sözlerde ki edebi ve politik göndermeler neler? Derdi neymiş de 5 dakika boyunca şarkı söyleyip müzikle buna eşlik ediyor? Kimsenin umurunda mı bunlar artık gerçekten emin olamıyorum. Şarkıları forward ederek dinleyen. Enstrümanların sesini tanıyamayan bir nesle ne anlatsam boşmuş gibi geliyor. Ama yine de anlatayım.


   Mesela bizim erken gençliğimizi (yani ergenliğimizi) yaşadığımız zamanlarda durum şöyle işliyordu. Gelecek Albümün haberini konserden alıyorduk. Bırak Facebook’u Twitter’ı dinlediğimiz grupların web sitesi bile yoktu. Hatta internet kullanmak pahalı olduğu için 56k modemlerimizden pek bağlanamazdık. Hatırlıyorum; kuzenimle TV’den bir Rock festivali izliyorduk. Sene 2004 mü ne? Tam olarak hatırlayamıyorum. Bütün akşam Kurban grubunun çıkmasını bekledik. Ondan önce çıkan grupları da tabi keyifle dinledik. Hatta ben Rock müziğe o gece başladım. Her neyse grubun karizmatik vokalisti Deniz Yeni albümün haberini konser sırasında verdi. Aynen şöyle dedi; “Yeni albümümüz çıkıyor adı ise; İnsanlaaaaaaarrrr” diye bağırmıştı. Kuzenle saatlerce konuştuk albüm nasıl olacak nasıl olmayacak. Biz “Sert” adlı albümünü dinliyorduk o zamanlar Kurban’ın Yeni albümü duyunca heyecandan saatlerce konuşmuştuk. İstanbul’ a döndüğümde ise albümü sabırla bekledim ne tarih verdiler ne bir şey. YouTube yok ki albümün trailerını açıp tarihi öğreneyim. Facebook yok ki Rock sevenlerle tanışıp konuşayım. Uzun bir bekleyiş ve aramanın sonucunda albüme kaset formatında ulaştım. Bunu neden anlattım? O zamanlar müzik kıymetliydi. Herkesin müzik beğenilerine göre oluşturduğu müzik arşivi vardı. Üst kattaki komşumuzdan biliyordum çoğunlukla pop eserleri vardı onda. Bense daha çok Rock kasetleri biriktiriyordum. Kimisi de başka tarzlarda arşiv yapıyordu.

   Sonuç olarak; Müziğe hala hak ettiği değeri verebiliriz. Telefonumuzdan tek tıklamayla dinlemek yerine. O evde TV, PC ve akıllı telefon başında oturmaktan büyümüş totomuzu kaldırıp. Sevdiğimiz müzisyen için bir iki semt değiştirip müzik markete gidip çıkmasını dört gözle beklediğimiz albümü satın alabiliriz. İster kaset ister plak ister CD veya DVD hangisine yakın hissediyorsak. Birden fazla format seviyorsak birden fazla olabilir. Müziğe sahip çıkın. Onu kirletmeyin. Korsan dinledikçe, tek tıklamayla ulaştıkça, değerini bilmeyip forward ederek dinledikçe, bilinçli beğenileri olan bir dinleyici olmadıkça müzik sektörü de bir çıkmaza giriyor. İşte böyle 2010’lar müziği gibi (Dubstep vs.) anlamsız gelip geçici müzikler ortaya çıkıp. Kulaklarımızı sömürüyor.

Müzikle kalın.

- Yorumlar -