KARANLIK DÜNYALARA SERT YOLCULUK: Ekstrem Metal Rehberi

Herkese Merhabalar!

The Pack için; ikinci Rehber/İnceleme yazımla, sizlerle birlikteyim. Önceki yazıda söz verdiğim üzere sizler için ikinci rehber yazımı hazırlıyorum. Hemen öncelikle belirteyim ki; bu yazı, Ekstrem Metal’i hiç bilmeyen ve yeni tanışacaklar için yazılmıştır. Eğer yıllardır dinliyorsanız yine de okuyabilirsiniz nostalji iyidir arada 🙂

Bugün sizlere Brutal Müzik ya da diğer bilinen adıyla Ekstrem Metal’den bahsedeceğim. Heavy Metal Müziğe pek değinmeyeceğim genellikle Ekstrem Metal örnekleri vereceğim. Bu müziğin adını belirlemesini sağlayan şey ise: Elbette ki vokallerin Brutal olmasıdır. Brutal vokal nedir? Ya da Brutal ne demektir? Gelin hep beraber inceleyelim. Öncelikle Brutal kelime anlamı olarak “Hayvani, çok vahşi” gibi anlamlara gelmektedir. Brutal vokal ise Ekstrem Metal’de kullanılan bir vokal çeşididir. Bu vokale Brutal yani hayvani ve çok vahşi denmesinin sebebi ise: Müzikologların; bu müziği dinleyince, saldırmak üzere hazırlanan vahşi bir hayvanın çıkardığı, seslere benzetmesidir. Böylelikle; ilk tanımlama terimi ortaya çıkmıştır. Bu müziğe kısaca Ekstrem Metal veya Brutal Müzik denmiştir. Brutal vokal kesinlikle bağırmak değildir. Ses tellerinin titreşmesi sonucu ortaya çıkan gurultulardır. Tiz şekilde çıkarılana: “Scream Vokal” pes şekilde icra edilince ise “Brutal Vokal” ortaya çıkar.

İlk öncüleri çok eski zamanlarda henüz Ekstrem Metal Dünya’nın herhangi bir yerinde yokken bu müziği icra eden kişilerdir. İlk öncülere örnek vermek gerekirse; Venom, Mercyful Fate, Hellhammer, Celtic Frost, Possessed vs. gibi gruplardan oluşmaktadır. Kısaca grupları tanıtmak gerekirse; Venom Speed Metal ve Thrash Metal’ i birleştirmiş ve Black Metal adlı albümüyle Black Metal’in ortaya çıkmasını sağlamış ve Black Metal Müziğe isim babası olmuştur. Possessed ise Venom gibi seri ve tiz bir müzik yapmamış, daha pes seslere çıkarak tempoyu daha Heavy, daha ağır hale getirmiştir. Tabi ki Müziğinde güçlü ritmofoniler kullanarak Death Metal gruplarının gelecekte izleyeceği yolu onlara göstermiştir. İlk Thrash Metal demosu tartışmalı olmakla birlikte James Hetfield’ın ilk olarak çaldığı grup Leather Charm’ın demosu veya Metal Church’ün o yıllara denk gelen demosunu örnek verebiliriz. Lakin madem albümlerden konuşuyoruz ilk resmi albüm 1985 yapımı Exodus’ un “Bonded by Blood” adlı şaheseriyle başlamıştır. Bu sayede Thrash Metal, Death Metal ve Black Metal ortaya çıkmıştır. Böylece Ekstrem Metal’ in ilk öncü birlikleri yola çıkmıştır. Daha sonra ortaya çıkacak gruplara fikir vermiştir. Gruplar bu yolu izlemiş ve farklı dinamikler ortaya koyarak Ekstrem Metali şekillendirmiştir.

Peki Ekstrem Metal nelerden bahseder? Neleri över veya söver? Nasıl işler konularını? Öncelikle Ekstrem Metal gözünüzü kapadığınız, reddettiğiniz ne varsa baş tacı eder. Toplumun kanayan yaralarını parmağını sokup daha da kanatır. Acı, keder, katliam, ölüm bu herhangi bir tema olabilir. Olabildiğince dürüstçe bu temayı işler ve bizlere sunar. Thrash Metal; genellikle, Politik/Toplumsal eleştiri, savaşın anlamsızlığı, hayatın karanlık tarafı, nükleer felaketler vs. gibi konulara ağırlık verir. Death Metal ise; korkunun ve korku kültürünün müziğidir. Bu Müziğin şarkı sözlerini okumak, bir korku filmine gitmek gibidir. Cehennem mitolojisi, paranoyalar, hastalıklar, ölüm, şiddet, ciddi yaralanmalar, kötücül distopyalar, dine karşı nefret gibi konuları işler genellikle. Black Metal ise; daha çok karanlık inanışlar, savaş, doğa, misantrofi, karanlık ve mitoloji gibi konulara eğilir. Nefret ve kaos yüklü bir müziktir. Black Metal dinleyicileri, müzikleri söz konusu olunca tutucu olabilirler. Yeniliğe fazla açık olmasa da birçok yeni Black Metal akımı oluşmuştur. Post-Black Metal veya Atmosferik Black Metal vs. gibi… UYARI: Ekstrem Metal genellikle din karşıtıdır, bu tip hassasiyetleriniz varsa uzak durmanızı tavsiye ederim.

Dinlenesi Erken Dönem Ekstrem Metal Örnekleri (80’lerdeki öncüler)

Müzik dinlemek ciddi bir iştir. Dinlediğiniz müzisyenler, sizin kalitenizi belirler. 3 gün sonra unutulacak olan ve sansasyonlarla gündemde kalmaya çalışan popüler medya ünlüleri size yetmezse… Ya da Televole muhabirinden maaş alan tipler size rahatsız edici/itici geliyor ve midenizi bulandırıyorsa içinizde ki potansiyeli serbest bırakın ve Sert Müzik kulvarlarına giriş yapın. O halde ne duruyoruz? Ekstrem Metal’ in ilk öncülerinin 80’li yılların sonlarında neler çalmış bizler için? Hemen kulak kabartalım. Karşınızda ilk albüm tavsiyeleri:

Celtic Frost – Morbid Tales (1984): Bu albüm yıl itibariyle ilk Ekstrem Metal örneklerinden biri oluyor. Kendisinin içinde; Thrash/Death/Black tatları mevcut 1984 yılında çıkmış bir albüme göre bir hayli leziz riffler mevcut. Vurdu mu süründüren gitar riffleri, seri davullar, acelesi olan bir bas gitar favoriniz ise hemen bu albüme balıklama atlayın. Bakın bu albümün ismi geçince hemen lafa atlarsanız sazanlık sayılmaz. İlk Ekstrem Metal albümlerinden biridir. Ürkütücü “Human” adlı Introsundan sonra gelen seri ve ölümcül darbe “Into the Crypts of Rays” hayatınızı mahvedecek. Sizi daha sert ve güçlü biri yapacak. Danse Macabre adlı şarkının hasta ruhlu ninni ve çığlık arasında gidip gelen rahatsız ediciliğini duyana kadar eğlenin sonra zaten gününüz yeterince kararacak. “Circle of Tyrants” şarkısını ise duymayan yoktur herhalde Metal aleminde işte o şarkı da bu albümde yer almakta. Procreation (Of The Wicked) ise ayrı bir dava bu albüme yakışır derecede hastalıklı bir eser. Bu albüm ismiyle müsemma Morbid Tales yani Ürkütücü Hikayeler…. Kesinlikle isminin hakkını veriyor, buna bu albümü dinleyerek, emin olabilirsiniz.

Slayer – Reing in Blood (1985): Ekstrem Metal’ in; geleceği, geçmişi, kısaca bu müziğe dair ne arasanız, bu öncü albümde bulabilirsiniz. Bugün; yarın ve geçmişin bir galerisi diyebiliriz. Slayer’ ın alay konusu olan “Show No Mercy” adlı albümünden sonra. Venom ve diğer grupların çabalarıyla “kötülük” teması ve “karanlık” temalar iyice Metal’ in içine girmiş oldu. Bu albüm ise bu müziğin yerini sağlamlaştırdı. Hatta biraz daha iddialı konuşarak “Ekstrem Metal” in oluşmasını sağladı. Bu albümün; ne derece büyük ve saygıdeğer olduğunu anlamak için, lütfen açın ve incelemelerini okuyun. Genellikle; tam puan vermiştir, çoğu Metal otoritesi bu albüme sebebi belli, her şeyi başlatan albüm. Ekstrem Metal diye bir zehrin oluşmasının tam olarak suçlusu bu albüm dür. Bir uyarı; “Lütfen ailenizle dinlemeyin. Muhtemelen nefret ederler” Bu albümün hit şarkısı yoktur herhangi bir şarkıdan çalmaya başlayıp gaza gelebilirsiniz. Sırasıyla dinleyip baştan sonra çalarsanız keyif verir.

Sepultura – Beneath the Remains (1988): Bu albümden daha önce çıkan albümünde; istediği çıkışı yakalayamayan, sadece yer altında bir ses getiren Sepultura, bu albümde kolları sıvamıştır. Hakikaten de başarıyı yakaladıkları, cayır cayır Thrash Metal çaldıkları albüm, işte bu albüm olmuştur. Thrash Metal’ in güçlü tınısı, zımba gibi gitarlar, ters köşeye yatıran davullar hepsi bu albümde yer almaktadır. Saf Thrash Metal ve yer yer Death Metal’e kaçan ritimler. Güçlü ritimler jilet gibi sololar bir arada çalınıyor. Bize ise; bu, sert ve seri kaosa kollarımızı açıp, onu, bağrımıza basmak düşüyor. Albümde hit olan ve önce çıkan şarkılar ise; Inner Self, Mass Hypnosis, Beneath the Remains, Stronger than Hate gibi şaheserler. Hepsini dinleyip albümü sırasıyla dinleyip hatim etmeli.

Ekstrem Metal’ in; ilk, öncü grupları ve albümleri bunlardı, keyifle dinleyin. Tadını çıkarın. Bu albümleri; ilk defa dinleyeceklere, özeniyorum. O şok olma ve kâbus gibi havayı aniden hissetme duygusu, kelimelerle tarif edilemez. Madem buradan, bayrağı öncü gruplardan devraldınız. O zaman sırada 90’lı yılların Death Metal Öncüleri var. Death Metal’ in; keşfedilmesi/ortaya çıkması her ne kadar 80’li yılların sonuna denk gelse de ilk olarak bildiğimiz manada normlarını yaratması 90’lı yılların ortalarını bulmuştur. İlk albümler 80’ li yılların sonlarında yayınlamaya başlamış ve icra edildikçe 90’larda kendi standartlarını yaratmaya başlamıştır. Öyleyse hemen bahsi geçen albümlere ve gruplara göz atalım:

Ekstrem Metal’in Kabul Görmesi ve Gelişmesi (80’lerden 90’lara)

Deth Metal’ den bahsetmiştik. Hatta hatırlarsanız ilk Death Metal örneğinin Possessed grubundan çıkan 1985 yapımı “Seven Churches” albümü olduğundan da laflamıştık. Peki nereden geliyor bu Death Metal’ in ismi? Tabi ki yine aynı bahsettiğimiz albümde yer alan “Death Metal” adlı parçadan. Parça o kadar başarılı oldu ki bu müziğe ismini verdi. Ekstrem Metal Dünya arenasında Metal Aleminde sevinçle karşılandı. Kimisi beğenmedi ve bu tavrı, sertliği bu müziğe yakıştırmadı. Ama kimisi bunun metalin bir mucizesi olduğu ve dinlendikçe anlam kazanan farklı bir boyut olduğunu hemen anladı.

Possessed – Seven Churches (1985): Karşınızda ilk icracısı ve albümüyle Death Metal! Yıllarca Thrash Metal’ e doyan kalpler ilk defa Death Metal dinleyince coşkulu bir sevinç yaşadı. Aslında ilk Death Metal albümü olarak kabul edilse de hatta türe ismini veren parçayı barındırsa da… Thrash Metal’ in biraz daha ritmofonik ve sert hali biraz daha pes tınılısı olarak bilinir. Bir müziğin doğuşu böyle başladı. Takip eden yıllarda Possessed’ ı örnek alan binlerce genç; Death Metal grupları kurup, konserler verdi, demolar doldurdu, albümler yaptı. Bu sayede Dünya’ ya Death Metal zehri yayılmaya başladı. Pentagram, Evil Warriors, Burn in Hell ve albümün baş tacı Death Metal isimli şarkıları önce çıkan eserlerdir. Ama yine tam kendi sırasıyla dinlenmeli ve keşfedilmelidir. Keyifli Dinlemeler!

Death – Scream Bloody Gore (1986): Tüm Death Metal’ i tek başına oluşturan albüm! Bugüne kadar Death Metal’ de ne yapıldıysa veya ne yapılacaksa bu albümde yer almaktadır. Başka yerde bu samimiyeti bulamazsın. Kanlı bıçaklı sözler, seri ve sert bir sound, hız, ölüm… Death Metal adına ne ararsan bu albümde var. Hastalık sebebiyle vefat eden; “Chuck Schuldiner” belki de Metal Dünyasında insanları en çok üzen ölümlerden biridir. Genç yaşında vefat eden bu usta ve dahi müzik insanı; tüm Metal Alemini yasa, üzüntüye boğmuştur. Yıllar geçse de hala unutulmamış, mirası olan Death Metal insanlarca benimsenmiş ve yaşatılmıştır. Bu albümde ki saldırgan vokaller, seri ritimler, sert geçişler ilk defa uygulanmış, insanlara Death Metal adında, adeta hediye kutusu gibi sunulmuştur. Kıymetini bilin bu albümün, sahip çıkın. Politikayla ilgileniyorsanız gidin politika yapın. Bizim Müziğimizi kirletmeyin, yalan söylemeyin… Bu müziği doğru dürüst dinleyin dinlemeyecekseniz gidebilirsiniz.

Cannibal Corpse – Tomb of the Mutilated (1994): Bildiğimiz manada; tam anlamıyla, hep bildiğimiz tadıyla, resmen doya doya Death Metal… Karışık ve komplike gitar riffleri, Taramalı tüfek gibi davul partisyonları, gümbürdeyen baslar…. İnsan başka ne ister ki? Bu albümün kaydında ise vokalde Chris Barnes vardır. Daha sonra kendisi gruptan ayrılacaktır. Hatta kendi grubu Six Feet Under’ı kuracaktır. Başarılıda olacaktır. Ama bu albümünde ki performansı efsanedir. Her Cannibal Corpse fanının merak ettiği şey; “Chris baba devam etseydi nasıl olacaktı?” sorusu hep yer alacaktır. Chris Barnes Deep Growl adı verilen Brutal vokal tekniğinde bir numaradır. Bu albümde harika işler çıkarmıştır. Bu albümü bilmeyen Brutal Vokal yapmasın lütfen! Çünkü gereksiz olur. Bu hastalıklı kapak, ölümcül riffler, kanlı bıçaklı sözler Death Metal’ in alametifarikasıdır. Hep de öyle kalacaktır. Çünkü bu Efsane ötesi grup Death’in “Scream Bloody Gore” albümünden Death Metal sevenlere kalan bir kanlı mirastır.

 Ekstrem Metal’in Önlenemez Yükselişi (90’lardan ve 2000’lere doğru)

90’lı yıllarda Death Metal’ in ortalığı kasıp kavurmasından hemen sonra, başka bir akım gündeme geldi. 80’lerin sonlarında ilk örnekleri verilen ve 90’larda şekil alan Black Metal akımıydı bu tabi ki… Celtic Frost, Mercyful Fate, Venom dinleyerek kendini gaza getiren ve müzik yapma aşkıyla yanıp tutuşan gençlere yöneldi tüm ilgi… Black Metal patladı hemen ardından. Karanlık; depresif, umutsuz, nefret dolu, misantrofik, insanlık dışı bir müzik olarak çıkışını yaptı. 90’lı yılların başlarına uzanıyor; ilk icracılarıyla, kıvılcımın çakması, ortaya çıkışı. Daha sonra bir cehennem alevi gibi Dünya’yı saran bir zehir gibi yayıldı. Venom, Celtic Frost ve Hellhammer ile ilhamını alan gençler şimdi Metal arenasına çıkıyor ve ortalığı karanlığa boyuyordu.

Mayhem – De Mysteriis Dom Sathanas (1994): Belki de Black Metal adına ortaya çıkan ilk eli yüzü düzgün iş olabilir. Black Metal adı altında yapılanlar hep Proto Black Metal olarak kabul ediliyordu ta ki Mayhem ortalığın tozunu bu albümle atana dek. Aslında tam olarak türün atası olarak kabul edilir ve büyük bir saygı duyulur. Black Metal’ in ilk çığlıkları bu albümde bulunmaktadır. Bir hasta ruhlu Dünya görüşünün doğuşu. Ruh hastası, arıza, sorunlu, psikopat kaç adam varsa Mayhem konserlerinde en önde yer almak için çabalıyor. Aslında söylenecek çok söz yok yalnızca albümü açın ve içinizde ki karanlığı uyandırın. Başlıca dikkat çeken eserler: Albümün her şarkısı… Hepsi ayrı ayrı efsanedir. Sırayla ve keyifle dinleyiniz.

Emperor – In the Nightside Eclipse (1994): Gelişmiş dinamik müziği, senfoni havası ve melodik dokunuşlarıyla karşınızda bir Black Metal Şaheseri! Onu anlatmaya kelimeler yetmez… Çıkışının ardından 23 yıl geçti ama biz Black Metal aşkıyla yanan için hala aynı derecede sevilen bir albüm oldu kendisi… Zaman bazı şeyleri eskitemez. Tıpkı bu eşsiz albüm gibi… Unutulmaz “I am the Black Wizard” parçası, “Cosmic Keys of My Creation & Times” ya da “Towards to Pantheon” “Majesty of Nightsky” “Inno A Satana” her şarkısı ayrı bir keyif ve karanlık yolculuğa çıkarıyor. Neredeyse albümün tamamını sayacağım. Bu albümü sırasıyla, her şarkısını gece vakti dinleyin. Alacağınız keyif 10 katına çıkacaktır. Dilerseniz canlı performanslarını izleyerek de eşlik edebilirsiniz. Bu albümü baştan sona çaldıkları performansları YouTube’da mevcut.

Burzum – Hvis Lyset Tar Oss (1994): Mayhem elemanı Euronymous’ u bıçakladığı için Mayhem’den kovulan ve yıllarca hapis yatan Varg Vikernes’in grubu Burzum… Bir düşmanlık uğruna arkadaşını bıçaklamak ne kadar adice bir iş ise… Neyse şu an hapisten çıktı. Özgür bir insan olarak yaşıyor. Black Metal’in en etkin adamını öldürmesiyle biliniyor. Her ne kadar yaptığı iş adice olsa da o çok iyi bir müzisyen ve Black Metal’e emeği büyük. Bu bahsettiğim albümü ise Black Metal’in mihenk taşlarından biridir. Düşük temposu, arada duyulan klavye melodileri, Ambient etkileşimi ile yer yer agresif, hem depresif ve biraz da pasif agresif bir Black Metal albümüdür. Albümün giriş şarkısı; “Det Som Engang Var” Black Metal tarihinin gelmiş geçmiş en saldırgan aynı zamanda da depresif olmayı başaran şarkısıdır. Gelmiş geçmiş diyorum daha iyisi yazılamazdı. Her ne kadar; yaptığı yanlış işten, ona kızgın olsam da, sonuçta Black Metal’i yaratan insanlardan biri kendisi… Albümü takın ve karanlık diyarlarda gezintiye çıkın. Yalnız bu gezintiden sonra kendinizi yerinizde bulamayacaksınız. Benden uyarması. Sizi sizden alır ve kendinize bırakmaz bu albüm.

Evet, Ekstrem Metal’e dair albümler ve gruplar bu şekilde bir Rehber/İncelememizin daha sonuna geldik. Keyifli dinlemeler. Yalnız baştan uyarayım; ilk başladığında, Ekstrem Metal hazine bulmuşa benzer. Ama daha sonra, bu müzikte ki yoğun duygu değişimleri ruhunuzu yorabilir. Size önceki yazımda hazırladığım düşük tempolu müzikleri arada dinleyin. Sürekli Ekstrem olmaz Ekstrem de bir yere kadar. Arada sırada Ekstrem Metal’ in agresifliğiyle yorulan, hırçınlaşan ruhunuzu, sakin müziklerle de sakinleştirmeyi unutmayın. Gelecek yazılarda görüşmek üzere. Sizin de Ekstrem Metal’e dair eklemek istediğiniz öncü veya daha sonra çıkan gruplar veya albümler varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.

Dostça Sevgi ve saygılarımla…

 

- Yorumlar -