Bildiğiniz gibi James Bond serisinin son filmi SPECTRE, sinemalara geldi. Biz de gittik izledik. Şimdi de sizler için inceliyoruz.

Daniel Craig, James Bond olarak duyurulduğunda olur mu, olmaz mı şeklinde bir sürü tartışma yaşanmıştı. Casino Royale ile başlayan yeni nesil Bond filmleri, Daniel Craig’in harika bir Bond olduğunu ortaya koydu.

Karizmatik ve alışılmışın dışındaki yeni Bond’umuz, son filmi SPECTRE ile beyaz perdeye, bir kez daha rüştünü ispatlamaya geldi. Skyfall ile seriyi daha ciddi ve daha yüksek seviyelere taşıyan Daniel Craig’i belki de son kez James Bond olarak izledik.

Pierce Brosnan‘ın Bond’undan sonra daha ciddi, daha ağırbaşlı bir seriye dönüştü 007 filmleri. SPECTRE ile sanırım bu ciddiyeti biraz kırmak istediler. Bu nedenle oyuncu seçiminde Christopher Waltz gibi isimlere yer verildiğini düşünüyorum. Sonuçta James Bond’un köklerine dönme zamanı gelmiş de geçiyordu bile.

İlk James Bond filmlerine şöyle bir bakarsak (Sean Connery‘den bahsediyorum.) daha esprili, hayatla daha fazla dalga geçen bir Bond görüyoruz. Craig’in Bond’u ise biraz fazla ciddi geliyor bana.

Son filme dönecek olursak, buradan sonra SPOILER vermek zorunda kalabilirim. Okumaya ona göre devam edin derim.

Malum uzun zaman sonra SPECTRE ismi tekrar ortaya çıkıyor. Special Executive for Counter-intelligence, Terrorism, Revenge and Extortion şeklinde tam ismi olan bu örgütü ilk olarak 1962 yapımı ilk James Bond filmi olan Dr. No‘da görmüştük. Blofeld tarafından yönetilen bu örgüt ilk ortaya çıktığında Gestapo, Sovyet SMERSH, Mareşal Josip Broz Tito’nun gizli polisi, İtalyan Mafyası, Fransız Unione Corse ve Türkiye’deki büyük eroin kaçakçılığı organizasyonunun bir birleşiminden oluşuyordu. Tabi son filmde yer alan SPECTRE ise daha farklı bir boyutla karşımıza çıktı.

Bu sefer büyük terör operasyonları ile dünyadaki bütün istihbarat ağını ele geçirmeye çalışan SPECTRE, birazcık Dr. No ile Goldfinger filmleri tadındaydı. James Bond filmlerinde genelde karşılaştığımız ve daha sonra Austin Powers filmiyle Mike Myers’in de dalga geçtiği; “Bond’u yakala ama öldürme, o da kaçmanın bir yolunu bulsun” klişesi malesef SPECTRE’da da var.

Bilmeyenler için konu şu:

Bol bol aksiyon sahnesiyle karşılaştığımız SPECTRE, yaklaşık 3 saat sürüyor. Bence iki film halinde yapılsa çok daha dolu ve kaliteli bir film izleyebilirdik. Bazı bölümler film 3 saat olmasına rağmen gereğinden hızlı sonuçlanıyor çünkü.

Malesef yeni M, eski M‘in yerini tutmuyor. Biraz komedi filmi havası veriyor yeni M. Bilmiyorum ben sevmedim. Onun dışında yeni Bond kızımız alışılmışın dışında bir tarza sahip. Genelde Bond kızları çekicilikleriyle ön plandayken, Fransız hanımkızımız Léa Seydoux, çekicilikten ziyade daha tatlı bir güzelliğe sahip. Yani olmuş mu, olmamış mı bir şey diyemiyorum açıkçası.

Ayrıca Aston Martin hala muhteşem bir Bond arabası olma özelliğini koruyor. Özellikle filmdeki Goldfinger göndermeleri çok hoşuma gitti. Goldfinger filminde ilk kez Aston Martin kullanan Bond, bu araca eklenmiş özel donanımları kullanıyordu. SPECTRE’de de buna epey bir gönderme yapılmış.

Tren sahnesi ise büyük bir From Russia With Love göndermesidir. Büyük kısmı Türkiye’de geçen filmin son bölümü ünlü tren Orient Express‘inde geçmektedir.

SPECTRE örgütüne dönecek olursak, başındaki adam olan Ernst Stavro Blofeld (Mike Myers’in yine Dr. Evil karakteriyle dalga geçtiği adam.) son filmde de yine kedisiyle karşımıza çıkıyor.

Ancak benim anlamadığım niye ısrarla bu tip filmlere gerçek dışı hacking sahneleri koyuyorlar. Cidden şu konuşmayı duymak istemiyorum arkadaş; “İkinci seviyeyi de kırdım. 10 dakika içerisinde sisteme giriş yapmış olurum.” Hacking olayı böyle olmuyor canım benim. Azıcık Mr. Robot dizisinden feyz alın arkadaş. Her gözlük takan nerd tipli adam da hack yapma konusunda tanrısal yeteneklere sahip olmasın artık. Biri de desin ki; “Heçkır mıyım ben bilader? Arabana alev silahı monte ettim. Daha ne yapayım?”

Neyse bu tarz, her filmde olan saçmalıklara takılmazsak, SPECTRE iyi bir filmdi. Ancak bir Skyfall değildi. E tabi artık Daniel Craig’in 007 karakterinden emekli olma zamanı geldi .

Bakalım sıradaki James Bond filmi hangi aktörle gelecek? Benim önerim Michael Fassbender.

Sizce yeni Bond kim olmalı?

- Yorumlar -