Türkiye’nin ilk ve tek yerli MMOFPS oyunu olarak çıkacak ZULA‘nın yayıncı firması olan Lokum Games’den Ahmet Avcı ile oldukça keyifli bir röportaj yaptık.

Ofislerine tam da aslında herkesin “bitse de gitsek” diyeceği, cuma günü öğleden sonra varmama rağmen, gayet keyifli ve yaptığı işten zevk alan bir ekiple karşılaştım. Önce karşılıklı sıcak bir muhabbetten sonra röportajımıza başladık.

Öncelikle kim olduğunuzu ve nasıl oluştuğunuzu soralım. 

Öncelikle dört ayrı şirketten oluşan bir grup şirketiyiz. İlk olarak Zula’yı geliştiren şirket MadByte kuruluyor. Ardından Pool Elite adında, Facebook’ta oynanan bir bilardo oyununu tasarlayan firmamız kuruluyor. Biz ise Lokum Games olarak işin yayın tarafına bakıyoruz. Zula’yı, iki buçuk yıldır geliştiriyoruz. 2 Ekimde kapalı betaya çıktık. 22 Şubat’ta da açık betamız başladı. Şu an, her şey istediğimiz gibi gidiyor. Oyuncular da gayet beğendiler oyunu. Tabi eklenecek daha çok fazla şey var. Bu geçtiğimiz hafta, 5 Mart’ta bir güncelleme geldi. Bir harita daha yayınladık. Daha elimizde yayınlayacağımız çok materyal var. Biraz dikkatli ilerliyoruz. Oyuncuları sıkmadan ama elimizdeki bütün materyali de bir anda kullanmadan. Deneyerek bir şeyleri görüyoruz.

Normalde şu şekilde algılanabiliyor bu. Mesela bizim kapalı betamız biraz uzun sürdü. Alıştığımız oyunlar yurtdışından gelip, Türkçeye çevrilip hazır bir şekilde oyunculara sunuluyor. Zula’daki olay ise tamamen burada geliştirilmesi. O yüzden oyuncular burada betaya katıldıkları zaman, aslında oyunun ilk ham betasına katılıyorlar. Yurtdışından ülkemize gelen bir MMO oyun için lokalizasyon çalışmaları yapılıyor, server çalışmaları yapılıyor. Oyun tamamen denenmiş ve bitmiş bir oyun olduğu için bu işlemler de kısa sürede tamamlanıyor. Bizim sürecimiz biraz daha uzun. Ekim gibi başladı, Şubat ayında ancak açık betaya geçebildik. 

Oyuncularımız da çok heyecanlı, aşırı bir fan kitlemiz var. Yani şu anda Türkiye’de en çok yorum alan oyunlardan birisiyiz diyebilirim. Sayfamızda biz, belirli süreçler halinde büyümeyi hedeflemiştik. Ama baktık ki viral olarak oyun yayılıyor. Günde yaklaşık üç yüz tane soru alıyorduk, “Oyun ne zaman açılacak” şeklinde. Sonunda açtık. Çok büyük bir problem de yok. Ufak tefek ayarlamaları, düzenlemeleri hemen yapıyoruz. O konuda da şanslıyız. Bir problem olduğu zaman, hemen kapıyı çalıp girebildiğimiz bir yapımcımız var. Onların da planlamaları bir kaç yıllık değil, daha uzun bir süreç için. Hazırlanan bir çok içerik ve özellik var.

Yeni haritalar da gelecektir muhtemelen,

Zaten haritalarımız var. Haritalarımız belirli test süreçlerinden geçtikten sonra yayınlanıyor. Oyuncuların ilgisini çekecek çok güzel haritalar var. 

Sürekli şurayı da yapın, burayı yapın şeklinde dönüşler alıyoruz. Yaptığımız haritalarda Türkiye’den ortak kesitleri temel almaya çalışıyoruz. Örneğin oyuncu mesaj atıyor, “Muş’ta yaşıyorum. Burası, bizim mahalleye çok benziyor, acaba bizim orası mı?” diye. Türk yapıları birbirine oldukça benziyor. Herkes baktığında, “Bizim çevremize çok benziyor” diyebiliyor. Bundan sonra da bu şekilde ilerleyecek. İçeriklerimiz hazır ama biraz daha sindire sindire gelecek.

Oyun motoru olarak ne kullandınız?

Acknex; Alman menşeili bir oyun motoru.

Server konusunu nasıl çözümlediniz, ne kadar büyüklükte bir server kullanıyorsunuz? Saldırılara karşı nasıl bir önlem aldınız?

Atak konusunda firmamızın hazırladığı yazılımlar var. Hileye karşı da iyi bir anti-cheat programı aldık. Oyunumuz client tabanlı değil, server tabanlı. Önemli bilgilerin hespi serverda tutuluyor. Oyuncu bu nedenle kolay bir şekilde ulaşamıyor bu bilgilere. Şu ana kadar bir açık çıkmadı. Baya da bir deneme yapıyor oyuncular. Şu an kullandığımız cheat engine baya beğenilen bir yazılım. Hatta şöyle bir olay oldu. İlk açık betaya çıktığımız zaman, bilgisayarınızda başka bir oyunun hilesi varsa bile tespit ediyor. Direk onu algılayan bir sistemimiz var. İleride sorun olursa da kısa sürede müdahale edebilecek bir yapımız var.

Oyunu yaparken karşınıza çıkan en büyük zorluklar nelerdi?

Oyunun yapım aşamasında, ilk olarak eleman sıkıntısı yaşandı. Türkiye’de yazılım ve diğer alanlarda çok bilgili insanlar var ancak oyun tarafında biraz daha işi bilen kişi sayısı az. Bu nedenle seçkin bir ekip kurma süreci biraz uzun sürdü. Hala daha bu konuda çalışmalar yapılıyor. Burada kendi kendini geliştiren arkadaşlarımız da oldu. 

Pazarlama tarafında çok büyük bir sorun yaşamadık. Türkiye’de yapılan bir oyun. Türk oyunu. Bizden bir oyun olarak benimsendi. 

IMG_7852

ZULA’yı yapan ekip.

Neden Zula ismi seçildi? 

Zula isminin asıl olayı ileride ortaya çıkacak. İki taraf var oyunda. Zula ve Gladyo. Zula ekibi biraz daha Türkiye’nin belirli bölgelerinden gelmiş, çoğu asker ve polis tabanlı, vatansever kişilerin oluşturduğu bir oluşum. Arka tarafta sürdürdükleri bir savaş var. Önü açık bir konu. 

Türkiye’de büyüdükten sonra uluslararası hedefleriniz var mı?

Tabii ki, şu an bile bir çok ülkeden takip ediliyoruz. Yayıncıların büyük ilgisi var. Kore ve Çin’de büyük oyun fuarlarında standlarımız vardı. Çekik gözlü arkadaş, FPS oyununda bıyıklı adam falan görünce bir şaşırıyor. O yüzden Zula’yı çok takip ediyorlar. Zamanla yurtdışına da açılacağız.

Yurtdışına çıkma konusunda nasıl bir sistem kullanacaksınız?

Henüz bir karar verilmedi ancak muhtemelen bizim tarafımızdan yürütülür.

 Peki, Zula’nın size göre artıları ve eksileri nelerdir? Oyuncu gözüyle bakacak olursak.

….. Çok zor bir soru 🙂 Türk olması bir artı. Daha önce İstanbul Kıyamet Vakti’nde çalıştım. O da bir Türk yapımı MMORPG oyunuydu. Türk oyunu, her türlü oyuncu tarafından benimseniyor öncelikle. Bu büyük bir artı. En büyük eksi tarafı da, yaptığınız en ufak hatada “ya zaten bu Türk oyunu” diyerek bir önyargı oluşturuluyor. Bu tarz önyargılı gruplar da var. 

Bununla da başa çıkmanın yolunu aslında biz bulmadık, oyuncular buldu. Özellikle Facebook sayfamızda “Zaten Türk oyunu bu”, “Bir türlü çıkartamadınız oyunu” gibi yazıların altına hemen “Arkadaşım Türk oyunu bu destek olman lazım” şeklinde cevap veriyorlar.

Oyuncuların ve oyun medyasının geri dönüşleri ne durumda? 

Öncelikle oyunculardan başlayayım. Oyuncuların geri dönüşlerinden çok memnunuz. Zaten projenin ilk duyurulduğu zamandan bu yana büyük bir destek sağlıyorlar. Haftada sanıyorum on, onbeş tane oyuncuların yaptığı karakter çizimleri vs. Geliyor. Capsler yapıyorlar. Oyuncular, kendi oyunları gözüyle bakıyor Zula’ya. Şöyle bir örnek vereyim, her semtin bir internet cafesi vardır. O internet cafeyi çok benimser adam, kimi zaman sahibi orada yokken kasaya bile bakar. Bunun gibi bir durum yaşadık biz de. Çok fazla benimsediler.

Oyun medyasının yaklaşımı da gayet güzeldi. Sağolsunlar sizin gibi desteklediler sürekli. Basın bültenlerimizi hiç aksatmadan yayınladılar, onun dışında sizin gibi röportaj yapan, Twitch TV’de canlı yayın yapan, YouTube’da video yayınlayan bir çok medya kanalı oldu. Şu ana kadar bizi reddeden bir medya kanalı olmadı diyebilirim. Herkes Türkiye’de bir şeyler yapılmasını istiyor. Herkesin de bu konuda taşın altına elini sokması gerekiyor.

IMG_7846

Lokum Games- MadByte Ofise giriş

Hem bizimle bu keyifli röportajı yapmayı kabul ettiği için Lokum Games’ten Ahmet Avcı‘ya, hemde geri kalan tüm Lokum Games ve MadByte ekibine The Pack olarak teşekkür ederiz. ZULA‘nın başarılı devam eden BETA sürecinin ardından bu ivmeyi arttırarak bir çıkış gerçekleştirip, Türkiye için bir gurur kaynağı olmalarını diliyoruz.

- Yorumlar -