Ülkemizin en etkin organizasyonlarından biri olan İKSV Film Festivali başlayalı yaklaşık 1 hafta oldu. Biletlerin satışa sunulduğu daha ilk dakikalarda, daha önceden gitmeyi planladığım film listesine uyarak birkaç tane öğrenci bileti almayı başarabildim. 5 farklı filme bilet almıştım fakat yoğunluktan dolayı sadece “Öldürücü” adlı filmi Kadıköy Rexx sinemasında izleme fırsatı buldum. Filmin öyküsünü hiç okumadan sadece ismine ve afişine bakarak gittiğimi itiraf etmeliyim. Çünkü sürprizlerle karşılaşmak istedim ve fazlasıyla da karşılaştım. Filmin öyküsü ise şöyle:

Hayvanları delicesine seven, asosyal, hatta düpedüz psikopat Veijo, Finlandiya’da rengi solmuş, tatsız bir orman köyünde, sahiplerinin talebiyle hasta ya da yaşlı ev hayvanlarını öldürmektedir. Hayvanlara duyduğu sevgi insanlara sevgisini aşıp, bir de güzel bir hemşireyle tanışınca Veijo çizgiyi aşar. Ruh hali ve estetik yaklaşımıyla ilham bulduğu John Carpenter ile Kirli Harry filmleri arasında bir yerde duran Öldürücü, B-filmlerinden ödünç sivri kara mizahıyla hem rahatsız ediyor hem de güldürüyor. Çocukluğu bir domuz çiftliğinde VHS kasetler arasında geçen alaylı yönetmen Teemu Nikki’nin bu üçüncü uzun metrajlı filmi, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı. [Tanıtım bülteninden]

SPOILER İÇERİR !

Filmin sadece adını duyunca bile içeriğiyle ilgili yakın tahminlerde bulunulabiliyor. Orta yaşlarında bir araba tamircisi Veijo aynı zamanda acı çeken hayvanları sahiplerinin isteğiyle belli bir bedel karşılığı öldürmektedir. Tabi bu bedel her zaman para değildir. Küçük hayvanları hazırladığı düzenek ile kasette çalan müzik eşliğinde zehirlemektedir. Köpekleri ise silahla vurmaktadır. Buraya kadar her şey enteresan şekilde normal ilerliyor.

Veijo’nun babası hastanede yatıyor ve son derece kötü durumda. Bu arada babasının hemşiresi Lotta ile garip bir ilişki yaşamaya başlayacak olan Veijo, aynı zamanda çevresindeki insanlarla sıra dışı iletişim ve mücadele halindeyken hikaye heyecanlı bir yolda ilerlemektedir. 

“Öldürücü” aslında hayvanların çektiği acılar (insanların hayvanlara ettiği eziyet de dahil) üzerinden insanların yaşadığı acıları ve  değişimleri çarpıcı ve sanatsal bir biçimde yüzümüze vuruyor. Sanatsal diyorum çünkü sinemanın tüm unsurları yerinde ve uyumlu kullanılmış. Diyaloglar ve müzikler sadece en çarpıcı noktalara değinmiş. Bazı sahnelerde hız ve duygunun temposuna göre şekillenen çevresel tepkiler tadı tuzu olmuş filmin. Oyuncular rollerinin, Finlandiyalı  Teemu Nikki ise yönetmenliğinin ve senaristliğinin hakkını sonuna kadar vermişler.

Bu arada gösterimin yapıldığı salonun mimarisi, filmin altyazısı için elverişli değildi çünkü arka koltuklardaki seyirciler (ben de dahil)  altyazıyı görmekte sıkıntı çektiler. Filmin daha başlarında talihsiz bir olay oldu ve bir seyirci fenalaştı. Gösterime ara verilip sağlık ekiplerine haber verildi. Umarım önemli bir sağlık sorunu yoktur.

Festival bitmeden Öldürücü’yü ve diğer filmleri izleseniz hiç fena olmaz.

FİLMİN KÜNYESİ:

  • Yönetmen: Teemu Nikki
  • FİNLANDİYA / 2017 / DCP / Renkli / 85´ / Fince; Türkçe, İngilizce altyazılı
  • Senarist: Teemu Nikki
  • Görüntü Yönetmeni: Sari Aaltonen
  • Kurgucu: Teemu Nikki
  • Özgün Müzik: Timo Kaukolampi, Tuomo Puranen (KXP)
  • Oyuncular: Matti Onnismaa, Jari Virman, Hannamaija Nikander, Pihla Penttinen, Heikki Nousiainen

- Yorumlar -