Yıllar önce Charles Bronson filmlerine değinmiş ve bir kaç aksiyon dolu filminden bahsetmiştim. Charles Bronsonu kelimelere dökmek çok yanlış olacaktır. Ancak şunu özetleyebilirim. Oyuncu şu anda yaşasaydı sinemalarda yer bulamaz ve biletler haftalar öncesinden tükenirdi. Sinema bağlamında değil birçok 50’li ve 60’li yılların en iyi dizilerinde görünmüş sert yüzü görülmemiş mizacı ile Sinema dünyasının en çok kazanan aktörlerinden olmayı başarmıştır. VHS kaset satın alınan dükkanlarda kasetleri kalmaz reklamları İtalya Fransa ve Asya’da yıllarca izlenen oyuncudur. 1920’li yıllarda doğan aktörü 2003 yılında kaybettik. Bize o harika filmleri ve aksyon dolu  oyunculuğu miras kaldı. Seni çok özlüyoruz.Şimdi listeye  birkaç ek yaparak Ünlü oyuncu Charles Bronson’un  filmlerine göz gezdireceğiz.

You Can’t Win ‘Em All

Dönem, 1920’li yılların başları… Adam ve Josh adlı Amerikalı iki eski asker, yanlarında bir grup serüvenci ve içi ağzına kadar silah dolu bir gemiyle Osmanlı Devleti’nin Ege kıyılarına demir atarlar. İki kafadarın başlangıçtaki tek derdi, uzak diyarlara açılıp oralarda bir ‘savaş’ bulmak ve ihtiyacı olanlara silah satmaktır. Tam ortasına düştükleri Türk Kurtuluş Savaşı da voliyi vurmak için gayet ideal bir pazar görünümündedir. Fakat kahramanlarımızın kısa yoldan köşeyi dönme hesapları çok geçmeden çökecek ve bu savaşta onlar da adım adım birer ‘taraf’a dönüşeceklerdir.
Önceleri, kendilerini koruma görevlisi olarak kiralayan Egeli yerel lider Osman Bey’in milis kuvvetlerinde görev yapmaya başlayan Amerikalı fedailer, bu kişinin başka bir kente nakledilen servetine gözcülük yaptıkları ilk görevleri sırasında nisbeten rahat ve eğlenceli günler yaşarlar. Ancak sonradan işin içine Anadolu’ya saldıran Yunanlılar ve hem onlarla hem de çökmekte olan İstanbul yönetimiyle mücadele hâlindeki Mustafa Kemâl Paşa’nın birlikleri girince, bu topraklarda işlerin o kadar da eğlenceli olmadığı anlaşılacaktır. Fikret Hakan rahmetli oyuncu Charles Bronson hakkında birçok yorum yapmıştır. Salih Güney ise ufak bir rol olarak katkı sağlamıştır. ‘Mustafa Kemal Atatürk’ karakterini Otomatik Portakal filminde ki yazar oynamıştır.

The Great Escape

1943 yılında Almanların yaptığı yüksek güvenlikte savaş esirlerinin tutulduğu bir hapishane olan Stalag Luft III en becerikli kaçış ustasını bile içeride tutacak şekilde tasarlamıştır. Naziler bu toplama kampına farkına varmadan ordudaki en iyi sızma timini bir araya getirirler. Mahkumlar kampa geldikleri dakikadan itibaren kaçış yollarını denemeye başlarlar. Hepsinin ortak amacı kaçmaktır. Bunun içinde ellerinden geleni yapacaklardır.’Tunnel King’ karakteri ile yıldızlar topluluğunun yer aldığı ‘Büyük Firar’ The Great Escape’de rol aldı. Bu filmde ki aktörlere gelin birlikte bakalım. Gerçek hayatta da Motorlara düşkün olan yakışıklı oyuncu Steve Mcqueen, James Garner, james  Coburn vs tam bir yıldız ocağı. Herkes sinema kıdemlisiydi. Bu başarıda sadece kamptan kaçan tünel kazan kişilerin başında olan bir adam değil, bir ekip çalışması yatıyordu. Bu filmin sinir bozucu bir oyunu da vardır. Çok oynadım ve beğenmedim.

Murphy’s Law

Eski eşi ve cinayet yüzünden hapse atılmıştır kıdemli bir polis dedektifidir Murphy… Bir gece arabası çalınır ve arabasını çalan kişiyi bir ıssız sokakta kovalamacadan sonra kıstırır. Bu ikili arasında bir cinayet çözümü ortaklığı gerçekleşecektir. Genç araba hırsızı ve Murphy gerçek katili bulmak zorundadır. Vhs tarihinin en sevdiğim filmidir. Bu filmi seslendiren kişiye bile ne kadar çok sevdiğimi söylemek için mesaj atmışlığım vardır.

The Mechanic

Uluslarası bir boyuttaki bir yeraltı teşkilatının muhbir ve düşmanlarını yok eden suikastçilere verilen ismidir. Artur Bishop,(charles bronson) eliçabuk ,ustaca ve temiz iş çıkaran bir profesyoneldir.öyle ki örgitle arasındaki 1 numaralı arabulucu olan meneceri Koca Harry (Keenan Wynn)’i de yok etmekten çekinmez.Baba yadigarı olan mesleğini sürdürürken devamlı yalnız olmanın ona getirdiği psikolojik baskıyı da var gücüyle sırtlamaya çalışmaktadır.iç çalkantılarıyla boğuşurken,Harry’nin doyumsuz ve soğukkanlı oğlu Steve (Jean Michael Vincent )ile aralarında ilginç bir ortaklık doğar.Steve’in babasının katili Artur,himayesine aldığı gelecek vaad eden bu öğrencisine bu işin püf noktalarını öğretmeye başlar.Son zamanlarda çekilen orjinal ve eşşiz çekimlere aliteye sahip filmidir. Bu filmden sonra hiç kimse onun kadar iyi intikam filmleri çekememiştir.

Farewell Friend

Marsilyaya dönen Fransız Yabancı Lejyonu askerleri birlikte görev yaptıktan sonra bir doktor ve bir paralı asker hizmet izni ile kendi yollarına giderler.Birbirini tanımayan iki askerin soygun hikayesi Bir rastlantı ile tanışmaları ile başlar…Filmin başında ki tanışması sahnesi biraz karmaşık olsada Charles Bronson aranılan aktör olduğu için İspanya İtalya ve özellikle Fransadan film tekliflerini değerlendirmiştir.

Violent City

Enrico morricone Filmin Müziklerini Yaptığı bir aksiyon filmi…Belmondo’nun Şehrin üzerinde ki korku filmleri gibi harika film müzikleri filmi izlettiriyor. Uzman kiralık katil Jeff Heston(Charles Bronson) yaşlanmış bir patronu hallettiği işin ardından sevgilisi (Jill Ireland) ile Karayipler tatilinin keyfini çıkarmak istemektedir. Adaya ayak basmalarından itibaren peşlerine takılan meslektaşlarından ustaca kurtulan Jeff, bu takibin altından son işinin finansörünün çıktığını anlar ancak bilmediği nokta sevgilisinin de rakibiyle ortak çalıştığıdır. Mermilerden kurtulmayı başaran Heston, demir parmaklıklardan kurtulamaz ve kendini sonunu bilemediği bir hapishane macerasının içinde bulur.

Red Sun

Japon bir büyükelçi tren ile batıya giderken gangsterler treni durdurur ve nakliye edilmekte olan altınları çalar.Çalınan mallar arasında büyükelçinin Amerikan hükümetine hediye etmek üzere taşıdığı değerli bir kılıç daha vardır. Kılıçı da alan gangsterlerin peşine düşerler. Zorlu bir macera onları beklemektedir. Ender güzeliilte western filmi… Ne kadar hasılat yaptığını tahmin edebilirsiniz.

The Dirty Dozen

II Dünya Savaşı sırasında Amerikalı bir binbaşının bir düzine asker eğiterek suikastçı yaparak eğitim yaptırmasını anlatır. Bir düzine adam asker olarak şuçlulardan şeçilmiştir ve bu görevde başarılı olursalar özgür kalacaklardır. Askerlerin tıraş olma sahnesinde ki isyan sizi biraz gerebilir.Soğuk su ile tıraş mı ?

Breakout

Bir pilot masum bir mahkumu serbest bırakmak için Meksika’ya gitmek için 250.000 $ için kiralanır.

Mr. Majestyk

Arazisi kötü yollardan alınmak istenen bir çiftiçin Arazisi için verdiği mücadele anlatılırken aksiyon dolu bir şölen sunuyor. Hoparlörün parçalandığı sahne kült sahne olarak akıllardadır

Messenger of Death

Orville Beechamın karısı ve çocukları evinde bir katliamıa Kurban gider. Polis dini bir suç olarak işlendiğine inanmaktadır. Orville Beecham’a Gazeteci Smith soruşturma da ona yardım etmeye ikna eder. Cinayet nedenleri hakkında düşünürler ve olayların üstüne giderler.Mezarlıkda ki sahne akılda kalan önemli bir sahneydi.

Death Wish Serisi

Aklınızda intikam ile ilgili ne varsa unutun. Bu seriyi izleyince bir kahraman baba göreceksiniz. Paul Kersey adında Manhattan’da eşi ve kızı ile yaşayan bir mimardır. Jurasıc Park ve Sinek’den tanıdığımız Jeff  Goldblumve çetesi  Anne Kızın adresini süpermarkette görüp takip ederler. Kapıyı hizmetçileri açar. Kızı ve karısı evdedir.Bu masumane açış Paul’un hayatını değiştirecek olaylara imza atacak ve sinema tarihi Bu adamı hiç unutmayacaktır. Filmde ki mezarlık sahnesinde ki yağan karda düzenlenen merasim hala görsel bir şölen. 2. 3. filmde yine Paul’un peşinden bela eksik olmayacak o belanın üzerine gidecektir. 4. filmde Danny Trejo’Da yer almıştır.

- Yorumlar -