“Early access alpha” da olup da, en çok oynanan oyunlardan birinden bahsetmek gerekli öncelikle.

Survival, Post-Apocalyptic, open world, massive multiplayer online… Bu oyunun ünvanları. Steam üzerinden arkadaşlarınızla ve ya açık olan serverlarda tek başınıza oynayabilirsiniz. Ama elbette mmo’yu, hele de survival bir mmo’yu tek başına oynamak pek de akıl karı değildir.

Mümkünse en az 2 kişi olarak, bir arkadaşınızla oynamaya çalışın. Oyunun zevkli kalabalıklaştıkça artmakta. RPG tarzı sevenlere oyun güzel bir haz yaşatacaktır. Harita yok, minimap yok, etrafı bilmiyorsunuz; internetten bakmassanız da pek bilemeyeceksiniz. (ki bakmamak oyuna hayacan katıyor) Şehirlerin, kasabaların tabelalarından, güneşin veya ayın bulunduğu yere göre yönünüzü tahmin etmek durumunda kalmak, yağmurdan saklanmak için ağaç diplerine ya da boş barakalara saklanmak, acıkıp “tactical bacon” gibi, portakal gibi yiyeceklerle doymaya çalışmak, koşup terlediğin için grip olma riski… genel olarak oyun bu aslında. Yaşıyorsun işte bildiğin.

Şu sıralarda, alfa halinde olduğunun altını çiziyorum, oyunun bence en büyük amacı, sağlam eşyalar, kıyafetler, silahlar toparlamak ve bunları yaparken hayatta kalmak. Buradaki en büyük zorluk, silahların, sağlam kıyafetlerin (askeri kıyafetler) askeri üslerde ve ya askeri havaalanlarında bulunması. Herkes buralara koşturduğu için sıkıntı çıkabilir. Bazen de kulelerde ellerinde sniperları ile bekleyenler olabiliyor. Siz bir hangara girip bakınırken, bir anda respawn olurken kendinizi bulabilirsiniz. Yani dikkatli olmak çok önemli. Ortalıkta koşturmak, ölümü çağırmaktır. Unutmayın ki bu oyun simülasyon tarzında. Ölürseniz, üzerinizdeki herşeyi kaybederek, bir “spawn point”ten yeniden başlıyorsunuz herşeye. İşte bu noktada da takım halinde gezmek gene önem teşkil ediyor. Zira siz ölürseniz, yanınızdaki arkadaşınız, üzerinizdekileri toparlayıp size ulaştırabilir.

 

1622369_748193081880748_1441306952_o

 

Oyun hakkında internette inceleme yaptığınızda karşınıza en çok çıkacak bir şikayet var. Belirtmezsem olmaz. “Bandit”lik… Kısaca özetlersem, sizi gördüğü yerde öldürüp, üzerinizdekileri toplama amacı ile gezinenler. Ya da amaçsızca öldürenler de var tabi. yok değil. ancak herkes kötü adam değil, el sallayan, teslim olan, arkadaşlık öneren kişiler de mevcut. Yinede dikkatli olun ve arkadaşlarınızdan başkasına pek güvenmeyin.

Yeni oyuncular için kesinlikle ilk önerim, boş server bulmanız. 1-2 kişilik ya da kimsenin olmadığı. Üst baş toparlamak önemli ve kalabalık serverlarda yapamazsınız bunu. Serverler, server’ın sahibinin de isteğine göre belli aralıklarla resetlenerek, “loot”lanan yerlere yeni eşyaların gelmesi sağlanıyor. Yani belli aralıklarla, aynı yerde bile bulunsanız, farklı şeyler bulabilirsiniz. Tabi bir süpermarkette M4 bulmayı ummayın ama mermisini bulabilirsiniz.

(El hareketi yapma lan bana !!)

Uzun süre ARMA III’ün geliştirmeleri sebebi ile üvey evlat gibi kalmıştı DayZ. Ancak bu dönem bitti, peşpeşe 1gb – 1.5gb’lik patchler gelmeye başladı. Son gelen patch ile, ki bu da dün canlıya geçti, araçlar ve araçlarla ilgili geliştirmelerin yanı sıra, yamyamlık, yeni kıyafetler, “loot sistemi”nde yeni sistem öncesi düzenlemeler gelen en önemli geliştirmeler oldu. Oyun bir ara oyuncu sayısında düşüş yaşamış olsa da, bu gelişmelerin hızlanması ile gayet güzel ilerlemeye devam ediyor.

Şahsen, oyunun alfa halini göz önünde bulundurarak, gelecek olan geliştirmeleri de düşünerek, oyuna 10 üzerinden 8 vermekte bir sakınca görmüyorum. İleride, kendi evinizi yapmak, kullanılabilir araçların gelmesi, daha geniş kapsamlı yiyecekler, envanter ve çevre… yapılacak çok işleri var. Amaçları çok güzel, başarırlarsa çok güzel bir oyun olarak kalacaktır DayZ.

2015’te beta geçişi, 2016’da oyunun çıkış tarihi. Ha bir de bahsetmezsem olmaz, oyunun fiyatı gün geçtikte artıyor, alfa hali beta halinden ucuz, son hali ise hepsinden pahalı olacak, bunu da göz önünde bulundurun.

- Yorumlar -