Menajerlik oyunlarının rakipsiz lideri Football Manager 2016 nihayet piyasaya sürüldü ve ben de ilk boşluğumda oyuna bir göz attım.

Championship Manager dönemlerinden beri, her sene oynadığım Football Manager serisi, geçen seneki oyunuyla beklentilerimin biraz altında kalmıştı. Hani oyun iyiydi de, yine de bu seriden biraz fazlasını bekliyor insan.

Ana Sayfa_

Bir süredir olduğu gibi, bu sene de Türkçe olarak oynama şansına sahip olduğumuz oyunda birçok yeniliğin yapıldığı duyurulmuş ve daha realistik bir oyun yapısına kavuştuğu söylenmişti. İlk fırsatta bunu görmek için şanslarımı zorlamaya karar verdim.

Sezona hem biraz param olsun, hem de biraz ortalığı karıştırayım diye İngiltere Premier Ligi’nden Liverpool’la başladım. Jürgen Kloop’u biraz üzsek de, takım tarafından gayet sıcak karşılandım. 74 milyon TL civarında bir transfer bütçesiyle transfer sezonuna giriş yaptım.

Öncelikle oyun arayüzü bir sene öncekiyle neredeyse tamamen aynı. Bu da açıkçası alışma süreci yaşamadan oyunda aksiyona girmenizi sağlıyor. Arayüz aynı olmasına rağmen bir öncekinden daha fazla performans yiyor açıkçası.

Oyuna girdiğim gibi ilk işim taktiklerimi ve takımın eksiklerini belirlemek oldu. Bir kaç personel takviyesinden sonra transfer olayına girmeye karar verdim. İlk yaptığım iş dünyanın en büyük futbolcularına transfer bütçemin tamamıyla teklif yapmak oldu. Aralarında sadece Paris Saint-Germain, Zlatan Ibrahimović transferini yapmayı kabul etti. İbra’da sözleşme teklifinde reddetti zaten. Sonra biraz daha düşük isimlere bakmaya başladım. Baktım 100 milyonlar havada uçuşuyor vazgeçtim.

Cristiano Ronaldo_

Bu arada takım içi dinamikleri zorlamak için yıldız oyuncum Sturridge’i takımdan yollamaya kalktım. İtiraz edince de tersledim. Buna rağmen takımda bu tartışmadan etkilenen olmadı. Sonra biraz da küçük takımları karıştırayım dedim ve önce Gökhan Töre’yi transfer etmeye çalıştım. Bayern Munich 10 milyon fazla vererek elimden kaptı. Ben de gittim Sosa’yı istedim Beşiktaş’tan. 20 milyon TL’yi Şenol Güneş kabul etmeyince Sosa’yla arası baya bi açıldı.

Çıktığım bütün hazırlık maçlarından yenik ayrıldım. Denediğim bütün taktikler bir işe yaramadı. Bir önceki oyundan daha zor oyuna etki edebildim. Bir de maç görünümü arayüzü biraz karışık olmuş bu sefer. Özellikle maç oynarken çok rahat yaptığım takım talimatlarını, bu sefer daha görsel ve geniş bir arayüz olduğu için daha uzun sürede ve daha zor yapıyorum. Çok gerekli değildi böyle bir yenilik. Efektif de olmamış.

Bremen - Liverpool_ Saha Tümü-3

Söylendiği üzere 3D animasyonlar geliştirilmiş. 2000’in üzerinde yeni animasyon ekledikleri söyleniyordu. Yine de hala karşılıklı markaj yaparken yengeç gibi yürüyor oyuncular.

En hoşuma giden özellik, menajer yaratma ekranında karakterimizin tipini değiştirebiliyor olmamız. Daha çok seçenek koyabilirlerdi ancak bu da bir başlangıç.

Bir diğer yenilik ise ilk defa gelen “Kendi takımını yarat” modu. Eskiden FM Editör ile yaptığımız bu olay, aynen oyuna eklenmiş durumda.

Oyuncu sayfasına girdiğimiz zaman daha çok detayla karşılaşıyoruz. Ancak genel olarak gözümüz alıştığımız detayları görüyor sadece.

Bremen - Liverpool_ Saha Tümü

 

Ufak tefek buglar görülse de, piyasadaki en stabil oyunlardan birisi yine. Ayrıca hem local, hem clouda oyunu kaydetme imkanı da hoş olmuş. Yine de sürekli yaşanan sakatlık sorunu, bu oyunda da devam ediyor.

Bir önceki oyunda olduğu gibi tripleşen, çocuk çocuk tepkiler gösteren oyuncular da yok artık. Daha bir oturtulmuş bu oyuncu etkileşimleri. En ufak hareketimizde, takımın morali falan da çökmüyor. Daha dengeli ve olgun bir oyun haline gelmiş. Her sene açıkçası biraz daha üstüne katarak geliyor Football Manager 2016. Gelmese de elimiz mahkum. Bir kere bağımlısı olduk, her türlü bu oyunu alacağız.

Sizin Football Manager hikayeleriniz neler? Yoruma bekliyoruz.

“Al abi sen Nikiforenko’yu. Bi dinle beni güzel kardeşim.” -Bir CM Atasözü

- Yorumlar -