İki önceki yazımda video oyunlarının sanat eseri mi olduğunu kendimce anlatmaya çalışmıştım.

Yazım için: Oyunlar da Sanattır!!! Yürü beee!!!

Peki ya, nostaljik oyunların sanatsal değeri?

1989 yılında beri (Yaşlanıyorum ben evet) video oyunları (Platform fark etmeksizin) oynadığım için bu sefer nostalji severler için de bir yazı yazmak istedim. Şöyle bir klişe vardır söz konusu tarih olunca: (Klişe deyip geçmeyin, her zaman doğru ve işe yaradıkları için klişeler, klişe olmuştur.) “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez” diye. Harbiden de doğru bir laf. 80’lerin başında ATARI markasının ev konsolları olmasıydı şu anda PlayStation, Xbox, Nintendo ve SEGA konsollarımız olmayacaktı. Oyun tutkunu yazılımcılar ve mühendisler olmasaydı, PC hiç bir zaman Master Race of Gaming olmayacaktı. (Tribünlere oynamasını da bilirim icabında 😛 )

Hal böyle olunca tabii, benim için değeri ve yeri büyük olan Amiga platformundan en sevdiğim 30 oyun hakkında kısaca görüşlerimi paylaşmak isterim. Bu oyunlar olmasaydı oyun piyasası nasıl gelişirdi acaba, tahmin bile edemiyorum. Bu listeyi bir TOP 30 listesi gibi düşünmeyin ve şu da bir gerçek ki; Amiga 500 ve Amiga 1000 için çıkan oyunların birçoğu MS-DOS işletim sisteminde zamanın PC’lerinde de oynayabildik. O yüzden, “Aaaa bu oyunu ben kuzenin PC’sinde de oynardım, ne alaka Amiga?” gibi düşünebilirsiniz. Merak etmeyin yani 🙂

Listemin ilk 15’i ile başlayalım:

1) AGONY

agony amiga

Psygnosis firmasının geliştirdiği 1992 yılı çıkışlı Shoot ‘Em Up türü oyunudur. Bu oyun hakkında enteresan trivia’lar bulunmaktadır. Mesela, oyunda oyuncunun oynattığı ana karakter Psygnosis firmasının maskotudur. Hatta zamanında sorulan sorulardan biri olan, “Efenim, bu baykuş neyin nesidir, ismi cismi nedir, kim bu lavuk?” sorusuna genelde firmanın yapımcıları ve yöneticileri, “işte efenim, bizim grafiker çocuklar mouse ile çizdiler bunu… vıdı vıdı” diyerek, genelde geçiştiriyorlarmış 🙂

maxresdefault

Bu cevap yarı şaka yarı ciddi söylenince tabii hikayenin kendisi oluvermiş ve oyunu geliştirmişler. Bellek sıkıntısı yaşandığı için oyunun hikayesini arka plan hikayesini anlatacak demo gibi bir şey yoktur. Bu yüzden konusunu özetlemek gerekirse: Güneş büyücüsü Acanthropsis “Kozmik Gücü” keşfeder, fakat bu keşif onun hayatına mal olacaktır. Ölmeden önce iki öğrencisine gücün sırlarını verir; Alestes ve Mentor.

Agony-2

Mentor, Alestes’i kıskançlıkla bir baykuşa çevirir. Alestes ise, Mentor’un “Kozmik Gücü” kötü emelleri için kullanmasını önlemek adına 6 farklı dünyada baykuş olarak yolculuğa çıkar.

Agony’inin en güzel tarafı (benim için) Shadow of the Beast oyun serisinin grafiklerine benzemesidir. Longplay videosunu izlediğinizde göreceksiniz ki arka plan grafikleri oyunda gerçeklik dışı bir atmosfer yaratmaktadır.

Diğer bir trivia bilgi ise, oyundaki intro müziğinin (Tim Wright bestesidir) farkında olunmadan Dimmu Borgir‘in Stormblåst albümündeki  Sorgens Kammer şarkısıyla neredeyse birebir aynı olmasıdır. Söylenen şu ki albüm bestelenirken klavyecinin böyle bir oyundan ve dolayısıyla müzikten haberdar olunmamasından ötürü Agony’inin intro müziği bir Black Metal albümünde yer almıştır.

Tim Wright ile Stian Aarstad arasında geçen yazışmalar ve görüşmelerde neler konuşulmuştur bilinmez ama Stormblast albümünün remastered versiyonunda Sorgens Kammer şarkısı yer almamaktadır.

agony-01

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Agony Longplay

2) BAD DUDES vs DRAGON NINJA

Bad_Dudes_vs._Dragon_Ninja

Data East firmasının 1988 yılı çıkışlı hem Arcade ve hem de konsol platformlarında çıkardığı Beat ‘Em Up oyunudur. Canavar gibi de bir hikayesi vardır. (Allah aşkına tipleri bakın ya…Converse ayakkabı giymeye özendiren tek oyundur herhalde!)

Şimdi efendim, 80’lerin ortasından 90’ların başına kadar (herhalde the America Ninja film serileri yüzünden olsa gerek) bir ninjalı aksiyon oyunları dalgası kasıp kavuruyordu. Fakat bu oyun ninja karakterleri yönetmektense ninjaları pataklamak üzerineydi.

baddudesSecretService

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ki Ronald Reagan’a baya benzetmişler adamı pixel pixel 🙂 ) Dragon Ninja ve kötülük dolu Ejder Ninja Klanı tarafından kaçırılıyor. Hayır işin komik tarafı, CIA’den bir adam geliyor ve “Beyler, bu mavili kırmızılı lavuklar Başkanı kaçırdı, ama bizim teşkilatımız sizin kadar delikanlı değil, o yüzden hadi gidip kurtarın…” tarzında başlıyor oyun. Neyse her ne kadar konuda mantık hataları olsa da takılmayacaksın böyle noktalara ve başlayacaksın ninja tokatlamaya.

gfs_4510_2_5

Oyun platform öğelerini içerdiği gibi ninja yıldızı fırlatmaktan, tekme, yumruk atmaktan başka birçok aksiyonu yapabildiğiniz bir oyun. Ayrıca Co-Op olarak oynayabiliyor olmanız da eğlenceye eğlence katan önemli bir faktördü. Ya dürüst olayım, oyun o kadar cheesy ama bir yandan da o kadar badass ki bir boss dövdükten sonra elini yumruk yapıp YEEAAAHHRRRGGHH diye bağırmadan edemiyorduk…ne yalan söyleyeyim. Ateş düğmesine basılı tuttuğumuz zaman karakter kırmızı hareler içinde kızarır ve el topu vari bir yumruk atardı. Sonra soruyorlar, “Olm Street Fighter’daki auodokeeet ne la?” Aha o, bu işte 😀

badd0259

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Bad Dudes Longplay

3)BATMAN – The Movie (1989)

Batman_the_Movie_Amiga_02

Ocean firmasının 1989 çıkışlı, Kara Şövalye’nin Tim Burton uyarlamasıyla yapılan filmin oyunudur. 80’lerin başından 90’ların sonlarına doğru Ocean firması özellikle günün popüler film veya dizilerin yayın haklarını satın alıp popüler oyunlar üretiyordu. Şimdi popüler diyorum çünkü bilinirlilik açısında baktığımızda evet popülerdi çünkü zamanın hemen hemen tüm oyuncuları Ocean’dan

Ocean_logo

çıkan oyunların tamamını oynamıştır. Fakat sorsanız çıkan oyunların kaç tanesini deli gibi oynayıp, beğenmişizdir… Bir iki tane belki, hadi olsun üç dört… Ama yalnız bu oyunu eminim oynayan herkes beğenmiştir.

Batman-_The_Movie_-_1989_-_Data_East_Corporation

Valla, 1989 yılı Tim Burton’ın filminin hikaye, senaryo olarak birebir kopyasıdır oyun, o yüzden çok bir şey de söylemeye gerek yok. Hayır karakter Batman yani… Ne diyebilirim ki?

3761434_orig

Fakat bu oyunla ilgili komik bir şey söyleyebilirim. Ana başlık menüsü (Başlığın hemen altındaki ekran görüntüsü) ekranın altından yukarıya doğru çıkmaya başlarken klavyede JAMMMMM… şeklinde yazmaya başlayıp (Küçük büyük harf olayı yoktu bundan, biz direkt yazmaya başlardık) ana başlık menüsü tepetaklak aşağıdan yukarıya çıkmaya başladığı anda bildirdik ki God Mode Is Activated. Hayır JAMMMMM ne alaka, onu da hiçbir zaman öğrenemedik.

Batman_the_Movie_

hqdefault

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Batman The Movie Longplay

4) CADAVER

cadaver0

Ahanda! İşte saç baş yolduran, puzzle oyunlarının dibi olmuş, kült mertebesine erişmiş (..ve bir daha da zor indirirler bulunduğu yerden) atmosfer, konu, oynanabilirlik vs. konusunda MASTER olmuş, 1990 çıkışlı Bitmap Brothers klasiği, puzzle-action oyunudur.

Cadaver-_The_Payoff_-_1991_-_Renegade_Software

Bitmap Brothers deyince hepimizin aklına GODS oyunu gelir eminim ama merak etmeyin listenin ilerleyen kısmında şapkamızı çıkartıp, selam vereceğiz kendisine.

cadaver_stage1

Oyun kısaca Karadoc adında aç gözlü bir cücenin (dwarf) hazine peşinde koşarken Castle Wulf’da yaşayan Necromancer Dianos‘u alt etmesi üzerinedir. Ekran görüntülerinde de göreceğimiz gibi oyun izometrik bakış açısıyla tepeden bakılırmışçasına oynanıyor. Karadoc çevresindeki her objeyi kaldırabiliyor, kullanabiliyor, itebiliyor ve sürükleyebiliyor. Inventory desen maşallah tam bir kara delik gibi, o yüzden ne buluyorsan hemen indir cebe; çünkü belli olmuyordu sıradan görünen bir taş aslında ilüzyonun arkasında saklanmış bir hazineyi açabiliyordu, ya da bir bulmacanın çözümü diğer başka iki, üç bulmacanın birden çözülmesine bağlıydı.

Cadaver_(Amiga)_08

Oyun bu haliyle çok güzel hatta neredeyse şirin bile. Ama ne zaman olay puzzle solving yani bulmaca çözme işine giriyor…valla ben bu oyun yüzünden televizyon ekranımı kırma noktasına kadar gelmiştim. Çünkü oyundaki bulmacaların çoğu linear düşünmeyi baltalayan ve hatta nonlinear düşünüp de çözebileceğimiz türden bulmacalardı. Bir nesneyi hemen kullanabilmek yerine belli noktalarda veya belli yerlerde hatta belli aralıklarda kullandığın zaman bulmacaları çözebilmekte işe yarayabiliyordu. İyi de arkadaşım bunu ben nereden bileceğim? Beni ırgalamaz diyen bir oyun resmen Cadaver.

Tam meraklısına göre bir oyundur kendisi.

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Cadaver Longplay

5) CHAOS ENGINE

images

Bir başka Bitmap Brothers klasiği olan 1993 çıkışlı Chaos Engine kelimenin tam anlamıyla bir şaheserdir. Konusundan tutun da zamanının grafiklerine, oynanabilirliğinden tutun da atmosferine kadar oyun kült seviyesindedir. Run & Gun oyun türünün en iyi örneklerinden biridir. Biraz grafiklerindeki piksel piksel olma durumu eleştiri oklarına maruz kalmış olsa da Chaos Engine 2 diye bir gerçek söz konusu..

Chaos Engine’nın konusu oyunun en ilgi çeken yanıdır. Steampunk Cosplay hayranları bu oyuna taparlar emin olur.

Chaos_Engine_13_(A1200)

Oyunun hikayesi kısaca; Zaman yolculuğu yapabilen bir adam 1800’lerin Viktorya zamanı İngilteresine bir görevi tamamlamak için gelir ve kendi zamanına da geri dönemez. Eh hal böyle olunca, kendi uzak geleceğinden gelen teknoloji Royal Society tarafından geliştirilir ve Baron Fortesque (Charles Babbage baz alınarak yapılmış karakter) Chaos Engine yani Kaos Makinesini (Motoru) yaratır.

images (2)

Kaos Makinesi maddeyi enerjiye, enerjiyi maddeye çevirebilen bir makinedir. Makinede gün geçtikçe kendi benliğinin farkına varır ve aynen Skynet kafasında insanlığa savaş açar. Kaos Makinesi yüzlerce canavar ve ölüm robot makineleri yaratır.

İngiltere ülke olarak yıkımın içinde boğulurken türlü türlü paralı askerler, kelle avcıları ve savaşçılar durumu kökünden halletmek için karantinaya alınmış Britanyaya gelirler.

images (1)

Co-Op olarak oynanması en zevkli oyunlardan biri olmasıyla beraber yeni nesil platformlar da oynanabilmesi için tekrar geliştirilmiştir.

1277203-the-chaos-engine

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Chaos Engine Longplay

6) THE DOUBLE DRAGON II: THE REVENGE

1377939830164

Jimmy Lee ve Billy Lee. Ulen her önüze gelen hatun kişiyi kötülerin elinden kurtaralım, dünya toz pembe olsun kafasıyla kafanızı kırdırtmaktan ne zevk aldınız be arkadaş… Aaammaaan boşverin, beat ’em up oyunu arasında en çok sayıda farklı platformda oynadığımız oyundur. Önümüze gelene bir tekme hissiyatını maksimum seviyede yaşayabileceğiniz gibi, oyunun bazı yerlerinde joystick kırmaca, ekran parçalama gibi yüksek dozda öfke patlamalarına da sebebiyet vermiştir haliyle.

indir

Double Dragon 2 oyununu listede görenler haliyle, haklı olarak, “Bundan daha güzel ve sürükleyici Beat ‘Em Up oyunları varken, bu ne alaka?” diyebilirler ve tek sebebi de tamamen duygusal sebeplerden ötürü olduğudur.

1317954-double_dragon_ii_2

Kafadan tutup da kafasına kafasına indirmek, işte bu aksiyon özellikle bu oyundan olmaz olmaz, mutlaka her oynayan kişi tarafından yapılmış bir harekettir. Ya Final Fight da yok merak etmeyin. Hoş onda daha fena hareketler var, kafadan tutup da diz atmak baya yanında hafif hatta çocukça kalıyor.

Double_Dragon_II_-_The_Revenge_-_1989_-_Virgin_Games,_Ltd.

1988 yılı Technos Japan firması çıkardığında oyunun ilki kadar sansasyon yaratmayacağını düşünmüş olabilirler. Fakat oyuncuda duygusal bağ ve hatta oyunu bitirdikten sonra da duygusal çöküntü yaratabilecek kalitede ve bağımlılıkta bir oyundu Double Dragon serileri. Ama ikinci oyun bir başka güzeldir be kardeşim 🙂

Double Dragon II: The Revenge için söyleyebileceğim en kötü şey, oyunun biraz kısa olması olabilir. Oyunu 20 dakika gibi bir sürede rahatlıkla bitirebiliyorsun.

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: DD 2: The Revenge

7)FINAL FIGHT

Finalfight_amiga

İşte! Capcom ve Beat ’em Up deyince herkesçe bilinen ve herkesin saygı gösterdiği bir oyundur Final Fight. 2 kişilik oynanabilen dövüş oyunlarında sağlam karakterlerin sağlam senaryo eşliğinde suçun pençesinde nefessiz kalan, boğulan bir şehrin kahramanların maceralarının anlatıldığı bir destan gibidir adeta…

55627-final-fight-amiga-screenshot-select-player

Ve nedense iki oyuncu co-op oynarken bu oyunu ya Cody & Guy ya da Cody & Haggar çift olarak seçilir. Anket yapsak Guy karakteri oyunun en az tercih edilen karakteridir. Türk kültürüyle alakası olduğuna dair baya düşünmüştüm zamanında.

Final-Fight1123

Kısaca hikayeden bahsedelim: Jessica, Mike Haggar’ın kızı, zalim ve şehre kan kusturan Mad Gear çetesi tarafından kaçırılır. Haggar Metro City’nin (bildiğin, sevdiğin New York City ile Detroit karışımı uydurma şehir) yeni seçilmiş belediye başkanı olması sebebiyle Mad Gear çetesine boyun eymeyeceğini söyler ve bizim oğlanları (Cody ve Guy) toplar ve böylelikle başlarlar adam dövmeye. Cody Jessica’nın sevgilisidir ve beton etkisi yumruklara sahiptir. Bıçak kullanmada da beceriklidir.Guy ise Cody’nin yakın arkadaşı ve ninja olma hevesinde bir ninjutsu dövüşçüsüdür. Uçan tekme nedir bizlere öğretmiştir. Haggar? HAGGAR! Ulen eleman siyasete atılmadan önce The Original Street Fighter ayaklarında ve oyunu oynarken bize güreş nedir, “Piledriver” kombosu nedir bir güzel göstermiş bir karakterdir.

Adam dövmekten bu kadar zevk alabileceğiniz başka bir oyun var mıdır ki? Yok yok Double Dragon, Streets of Rage harika oyunlardı tabii ama Final Fight kadar “hisli” bir dövüş oyunu o zamanlarda yapılmamıştı herhalde.

Final_Fight_2

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Final Fight Longplay

8)FUTURE WARS

Macera türü oyunlarının zamanında en baba örneklerinden birisi Future Wars. Özellikle hikayesindeki akıl almaz derinliği ve adeta bir film izlermişçesine oynayabildiğimiz bir maceranın enteresan bir yerinden başlayıp zamanda yolculuk yapabildiğimiz bir oyundur.

Konusu ise; büyük bir gökdelenin camlarını temizleyen bir eleman olarak başlayıp, karaktere yamuk yapan müdürden bozma bir şahıs ağız dalışı kafa ettikten sonra, herifin ofisine girip pislik yapalım işleri aksasın derken kendimizi zamanda yolculuk yaparken buluyoruz. Çok kısa olarak, bizim eleman kötü bir şaka yapamayım derken aslında uzaylıların dünyamızı yok etmek için çeşitli zaman dilimlerinde ve yerlere katastrofik etkiler verebilecek bombalar yerleştirdiklerini öğreniyor. Hatta oyunun hikayesinde bir ara dinozorların bu yüzden soyunun tükendiğine dair bir yorum yapabiliyoruz.

Sonlarına doğru da karakterimiz 44. yüzyıla gidip bahsi geçen uzaylı ırkıyla dövüşmeye gider.

1989 yılı, Delphine Software çıkışlı oyun Text bazlı ve pixel grafik teknolojisinde çığır açmış (çağ atlamış falan deyip abartmak istemiyordum fakat bu tür oyunlar olmasaydı şimdikilerden haz alamayacaktık) derinlik bakımından da zamanın önünde bir oyun olduğu kesindir.

Another World oyunun yaratıcısı ve her türlü grafiklerinden sorumlu Eric Chahi’nin de oyunun yapılmasında marifetli parmağının olduğunu da belirtelim. İsmini belki de Ubisoft’un çıkardığı From Dust oyunundan duymuş olabilirsiniz. Adam gerçek bir grafik üstadı, gerçek bir sanatkar!

Oyun resmen sinema filmi şaheseri gibi mübarek…

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Future Wars Longplay

9)GODS

The Bitmap Brothers firmasının belki de yapmış olduğu en iyi yapmış oyunlardan biridir GODS. Yahu oyunda ne ararsan var be kardeşim! Aksiyon, Platform, Puzzle…ne ararsan yani.

1991 çıkışlı oyunun en önemli iki özelliği bulunmaktadır. Birincisi; oyuncunun resmen sabrını ölçen, sabır katsayısını hesaplamasında (!) yardımcı olan bir oyundur. Karakterizin alacağı her aksiyonu planlamak, nerede ne açılacak nereden nereye ne zaman zıplanacak biraz düşünmeniz ve sabretmeniz gerekiyor. Çünkü öyle bildiğimiz kolayca geçebileceğimiz mesafeler ve alanlar yok oyun içinde. Bir de nereden nasıl tuzaklar çıkabileceğini birkaç oynamada fark edemiyebiliyorsunuz.

İkincisi de, oyunun en güzel özelliklerinden biri bence, oyuncuyu zor düştükçe yardımcı olmak için rasgele güç yükseltici iksirler veya bildiğin ekstra can veriyordu oyun. Allah razı olsun diyip oynamaya devam ediyorduk. Tabii bu “hediyeler” sonsuz değildi. Beceriksizliğin cezası her zamanki gibi ölüm oluyordu.

Oyunun muhteşem hikayesi şöyle; Kahramanımız (her ne kadar oyun içinde söylenmiyorsa da, oynattığımız karakter aslında Herakles diğer adıyla Herkül!) Tanrıların katına çıkıp ölümsüz olmak istiyor. Tanrılar da Herkülün Citadel’e gidip kadim şehirlerini 4 gardiyandan kurtarmalarını istiyor. Eğer Herkül başarılı olursa, onlar gibi tanrılaşacaktır. Aslında bu Yunan Tanrılarının istemediği bir durumdur çünkü biliyorlardır ki Herakles Tanrı oluduğunda hepsinden daha üstün bir Tanrı olacaktır.

Elbette DosBox’da şimdi bile oynayabilirsiniz; ilgisini çekenler için tabi sözüm.

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: GODS Longplay

10)GOLDEN AXE

Barbar Conan fantezi hikayelerinden esinlenilerek yapılmış 1989 SEGA çıkışlı aksiyon ve platform oyunudur. Amiga’da oynamadan önce Şehesenler mahallesindeki Atari salonuna gidip de az oynamadık 🙂

Üç ana karakterde oluşan ve Co-Op olarak oynayabildiğimiz bu oyun SEGA’nın belki de yapmış olduğu en “badass”oyunlarından biridir.

Hikayesi de; Golden Axe, yani Altından Balta, Tanrıların yeryüzündeki tüm ırklara armağanı olarak indirilmiş ve baltayı elinde tutanı yenilmez bir silah. Eh haliyle böyle bir güce sahip olmayacak isteyecek olanlar olacaktır. İşte Death Adder denen yarı dev Cellat, Altından Baltayı alır ve kral ve kraliçeyi de kaçırıp, kalesinde hapseder.

Baltayı zalimlerin elinden geri almak ve krallığın vatandaşlarına çektirdikleri zulmün intikamını almak için de Ax Battler (mavi donlu broadsword ustası barbar), Tyris Flare (kırmızı ve gümüş bikinili Amazon savaşçı hatun) ve Gilius Thunderhead (yeşil hırkalı, sarı uzun sakallı, savaş baltalı cüce) yollara düşer.

Oyunda büyü sistemi, diğer benzerlerine nazaran, çok farklı (yaratıcı diyemeyeceğim) bir şekilde kurgulanmış olup, yeteri sayıda mavi vazo (evet evet yanlış okumadınız vazo!) topladığınız zaman yönettiğiniz karaktere göre büyüler yapılıyordu. Bu büyüler aslında ekranı düşmanlardan temizlemek ve boss’lara karşı avantaj sağlamak için yapıyorduk.

En kötü özelliği de oyunu bitirmek yarım saat bile almıyordu.

Oyun 2009 senesinde yeni nesil konsollar için yeniden ve yeni grafiklerle tekrar piyasaya sunulmuştur.

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Golden Axe Longplay

11)INTERNATIONAL KARATE+

System 3 firmasının 1987 çıkışlı karşılıklı dövüş oyunu zamanın, oyuncular arasında en çok mavrası dönen dövüş oyunuydu. Üç tane zibidi karatecinn birbirini tokatladığı ve bonus mini oyunlarıyla oyun oynama keyfini zirvelere çıkarmış br eserdir.

Hikaye olmadan da bir oyun oyuncularını nasıl da içine hapsediyor hepimize öğretmiştir. İki joystick ile birbirinize ya da bir olup oyunun karatecisine karşı gireşbiliyordunuz.

Puanları topladıkça kuşaklardaki renklerin değişmesi ve ortamdaki garip garip olayların olması ve bir de üstüne karakterlerin karate sesleri (off ya mükemmeldi, amma geyiği dönmüştür bunun) çıkarması…üç saat başında kalkmayıp da, “Uleen bu el bittin olm sen! Bileğin kadar konuş koçum!” gibi muhabbetleri az mı dinledim, az mı yaptım!

Aslında söylecek söz bulamıyorum, resmen gözlerim doldu . Tembellik olacak belki ama şöyle tanıtım videosu ayarında izleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız zaten: Yavrum karateciler be!

12)LOTUS 2

Çocukluğu benim gibi Amiga oyunları oynayarak geçirmiş birisine, en çok oynamaktan zevk aldığınız araba yarış oyunu hangisiydi diye sorsanız çok büyük ihtimalle size Lotus serisi diyecektir. Hem de bunu Out Run’dan önce söylecektir.

Oyun Magnetic Fields tarafında geeliştiriliş ve Gremlin Graphics tarafından 1990 yılında yayınlandı. Efsanevi oyun Peter Stevens’ın dizayn ettği dördüncü nesil Lotus Esprit yarış arabaları esas almaktadır. Evet Need For Speed gibi her türlü ekzotik arabayı yarıştıramıyoruz belki ama İngiliz markası bu arabalar zamanın Ferrari’den sonraki en popüler arabalarındandı.

1987-1993 yılları arasında üretilmiş olan Lotus Espritler şu şekildeydi:

1988 Esprit Turbo side view.JPG

Her ne kadar oyunda arabayı sadece arkasında görebiliyor olsak da özellikle ikinci oyunun en güzel özelliklerden biri de (ilk oyunda da olduğu gibi) iki oyuncunun rahatlıkla oynayabilmesine imkan vermeseydi. Split Screen yani ekranı ortadan ikiye bölerek birinci oyuncu üsteki ekranı, ikinci oyuncu da alttaki ekranı kullanarak birbirleriyle yarışabiliyorlardı.

Lotus Turbo Challenge 2 - screenshot (Amiga).jpg

Lotus 2’nin bir diğer özelliğiyse Password yani şifre girişlerini yaparak istediğimiz parkur da yarışabilmeyi sağlamasıydı.

Yazar, kardeşiyle özellikle bu oyunu oynarken birçok kez joystick kırmış ve babasında azarı da yemiştir. 🙂

Yarışları izlemek için: Turbo Lotus

13)MOONSTONE: A HARD DAY’S KNIGHT

Mindscape firmasının 1992 yılı Aksiyon ve Rol Yapma Oyunu olarak piyasaya çıkardığı efsane oyun. İki joystick ile 4 şövalyeyi oynayabildiğimiz, karanlık çağın Britanyasında geçen macera, kan ve dehşetin bolca yaşandığı muazzam oyun.

 

Zamanına göre baya kan ve vahşet sahnelerince ünlü br oyun Moonstone. Sözüm ona Britanya’da geçiyor Stonehenge bölgesinin ve Druidlerin oyunun hikayesinin kilit noktaları olmasından dolayı.  Zırhlarını Kırmızı, Turuncu, Mavi ve Yeşil renkli cübbelerle  kuşanmış 4 şövalyeden birini yönetiyoruz.

Şövalyelerimiz Britanya’nın dört bir tarafında gelmekte; Mavi Şövalye ülkenin kuzeybatısındaki yüksek platolardan, Turuncu Şövalye ülkenin kuzeydoğusundaki bozkırlardan, Yeşil Şövalye ülkenin güneybatısındaki (Stonehenge de burada bulunuyor) engin ormanlardan, ve son olarak Kırmzı Şövalye de Britanya’nın güneydoğusundaki batalık bölgelerden Ay Taşı’nı bulmak için yola çıkarlar.

Oyun aslında harita üzerinde turn based şeklinde ilerlerken haritanın üzerindeki combat sekanslarında bildiğin 8 yönlü gerçek zamanlı aksiyon platformuna dönüşüyor. Combat bu açıdan neredeyse Barbarian veya Sword of Sodan oyunlarını da baya bir andırıyor.

Bu 4 Şövalyeye de karşı çıkan Hristiyan Kilisesine bağlı Kara Şövalyeler bulunuyor. Arada sırada göklerde uçan kırmızı ejderhada olmazsa olmazı tuzu biberi oluyor.

Şövalyeler Tanrıların Vadisindeki Gardiyanla çarpışmak için 4 Ay anahtarını bulmak zorundalar. Bu anahtarlar hazine sandıklarında bulunuyor ya da sahip olduğunu bildiğiniz başka bir Şövalye ile duelloya girip yenerseniz elindeki avucundaki (tabii ki anahtarı da) herşey alabiliyorsunuz. Ay’ın hangi halinde Gardiyanı yenerseniz onun şeklinde bir Moonstone elde ediyor Şövalyeniz. Ben genelde (nedense hep öyle oldu) Dark Moon (Yeni Ay) Stone almışımdır.

Kazanılan ay taşı ile… Eeh oyunun sonunu da anlatıp spoiler vermeyeyim 🙂

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: Moonstone Longplay

14)NORTH & SOUTH

Infogrames firmasının 1989 yılında çıkardığı Amerikan İç Savaşı’nı konu alan strateji ve aksiyon oyunudur. Fakat bu oyun kadar MAVRASI bol, halen daha geyiği, muhabbeti dönen bir oyun daha da yapılmamıştır.

Commadore telefon yapacakmış ve ben o telefonla bu oyunu oynamayacaksam sen al, at o telefonu çöpe yaw 😀

north_and_south_02

 

Oyunun yukarıdaki menüsünde görüldüğü üzere, Co-Op veya CPU’ya karşı oynayabildiğimiz bu güzide oyunda neredeyse Amerika Birleşik Devletleri haritası hariç herşey customizable yani kafamıza göre, paşa gönlümüz nasıl istiyorsa o şekilde oynayabiliyorduk. Mesela savaş esnasında Kızılderilerin saldırısı olacak mı olmayacak mı, hava şartları, Eski Dünya’dan asker takviyesi olacak mı olmayacak mı gibi gibi detayları ekleyip çıkarabiliyorsunuz.

Bir de bu menüdeki fotoğrafçının poposuna fareyi getirip tıkladığınızda dünyanın en komik gülen adam sesini duyuyordunuz.

Ya  geliştirme ekibi bildiğin baya eğlenmişler yazılımı geliştirirken.

 

Mesela yukarıdaki oynayışta Kuzeylilerin bir birliği Kızılderiler tarafından bozguna uğratılmış (Kızılderili baltasını yemiş eleman), fırtına bulutları haritada gezinmekte; ki böyle olduğu zaman hangi birliğin üzerinde duruyorsa o birlik, genelde 2 turn, hareket edemiyor. Haritanın sol alt köşesindeki Meksikalı uyan amcada en fenası, arada gelip rasgele herhangi bir birliğe bombayı basıp yok edebiliyorlar. SimCity 2000’deki tek gözlü canavar veya Afterlife’daki Disco Demon gibi doğal felaket gibi düşünebilirsiniz.

İşin komik tarafı her ne kadar tarih, Amerikan İç Savaşı’nın Kuzey Birliğinin kazandığını yazsa da, iyi olan kazansın mantığıyla Güneylilerin de savaşı kazandığını izleyebiliyorsunuz. Güneyli Redneck’lerin kazanabildiği tek yer mavrası bol bu oyun olsa gerek

Çok isterseniz eğer North and South Android ve iPhone telefonlarda oynanabilecek versiyonları bulunmaktadır.

Baştan sona oyunu izleyebilmek için tıklayınız: North & South Longplay

15)SENSIBLE SOCCER

Sensible Soccer: European Champions cover art

Ulan bir şeye dememe gerek var mı? Joysticklerle topa “falso” verebildiğin yegane oyundu bu be.

 

Hem izometrik, hem pixel hem de…hem de ne yahu? Yazar spor oyunu pek sevmez, FIFA ve CM gibi oyunları oynamış ve bu tip oyunları kardeşine devretmiş ve kardeşi de kaçınılmaz olarak Ustalaşmıştır. Fakat her Amiga sahibi mutlaka ama mutlaka en azından bir hadi bir de benim gönlümden, en az iki kez Sensible Soccer oynamıştır.

Ohh bi de Kick-Off diye bir şey var ama neyse şimdilik kapsam dışı

Sensible Soccer daha çok Avrupa ülkelerinin maçlarını oynayabileceğiniz kuş bakışı oynanış tarzına sahip bir oyun.

Sensible Software tarafından 1992 yılında çıkan oyun 2007 senesinde remaster edilerek tekrar biz nostalji severlerin beğenisine sunuldu.

Küçük bir trivia benden: Sensible Golf diye bir oyun duyduysanız eğer aynı firmanın Golf severler için yapmış olduğu diğer kült oyunudur.

Bir maç izlemek için buraya: Sensible Soccer Game Play

 

Hey yavrum hey. Top 30 listesinin ilk bölümü de böylelikle biter. Az daha sabredin listenin ikinci kısmı yolda 😉

Keyifli günler, oyunsuz geceler haram olsun, oyunsuz kalmayın!

- Yorumlar -