Steven Spielberg’ün efsane filmi Jurassic Park’ın vizyona girmesinin üzerinden tam 22 yıl geçti. Serinin dördüncü filmi olan Jurrasic World’ün bekleneni verip vermeyeceği büyük bir tartışma konusuydu.

Spielberg’ün ikinci filmden sonra yönetmenliğini bıraktığı serinin son filminin yönetmen koltuğunda Colin Trevorrow’u görüyoruz. Üçlemenin ikinci ve üçüncü filmleri asla ilk filmin başarısını yakalayamasa da, seri efsane olmayı başardı.

jurassic-park-steven-spielberg

22 yıl sonra park açık

İlk filme çok büyük göndermelerin olduğu Jurrasic World, seriyi kaldığı yerden devam ettiriyor. Park yeniden açık ve bu sefer işi biraz daha ticarete dökmüşler anlaşılan. Günde yaklaşık 22 bin kişinin ziyaret ettiği bir Dinozor Parkı, elbette iyi para getiriyordur.

Yeniden Nublar Adası’nda geçen filme dönecek olursak, başrolde Chris Pratt’ı görüyoruz. Kendisine de Bryce Dallas Howard eşlik ediyor. Pratt, bir yandan “badass”, serseri yakışıklı çocuk klişesinin tam ortasında. Üstelik üzerinde çalıştığı bir motoru da var. Bir başka klişe karakter de Howard’ın oynadığı Claire karakteri. Claire de işkolik, park yöntecisi. İşi yüzünden hiç kimseye vakit bulamıyor. Klişe klişe…

Jurassic-Header

Tabi senaryonun etrafında döndüğü Gray ve Zach kardeşler de var. Her zaman olduğu gibi, “Ben senin abinim, ben seni korurum” kıvamında geçiyor. Ancak zaten başlarına belayı açan da abinin kendisi değil mi?

Bir de “Benden ilk sahneden itibaren nefret edeceksiniz” isimli Hoskins karakteri var. Vincent D’Onofrio’nun oynadığı Hoskins karakteri, bir yandan dinozorlardan çıkar elde etmeye çalışırken, bir yandan da filmin aptal karakteri olma görevini üstüne almış durumda.

Eğer ki bu klişelere takılmazsak, Chris Pratt, Owen karakteriyle filmi adeta taşıyor. İzlerken bile kendisine güven duyuyorsunuz. Ekrana da yakışıyor. Claire ise tüm o işkolik tavırlarının arasında bize bir sevimli gelebilir.

jurassic-world-yeni-bilimkurgu

Her şey bir sivrisinek fosili ile başlamıştı

İlk filmde dinozorların canlandırılmasını sağlayan bir sivrisinek fosilinde rastlanan dinozor kanıydı. Bu sayede DNA’sı çözülen dinozorları tekrar hayata döndürebilmişlerdi. Bu filmde bundan bahsetmese de, birkaç sahnede bu sivrisinek fosillerini görebiliyoruz.

Jurassic-World-Mosquito-In-Stone-Images

Bilim geliştikçe dinozorlar da gelişiyor. Bu sefer karşımızda ise hibrit bir dinozor var ve film genel olarak bunun etrafında dönecek. Hoşuma giden detaylardan birisi de daha önceki filmlerde Velociraptorların kendi aralarında iletişim kurabildiklerini öğrenmiştik. Bu filmde de aynı detay ön plana çıkıyor.

Daha fazla spoiler vermemek için senaryoya girmemeye çalışıyorum. Görsel olarak oldukça keyifli bir film olduğunu söylemem lazım. Eğlenceli ve sürükleyici. Yıllar sonra parkı ve dinozorları görmek, ben ve benden daha yaşlı olanlar için farklı bir nostalji de oluyor işin aslı.

Film hakkında yorumum ise şu şekilde; klişelere biraz fazla yer verilmiş ve hikaye çok dallı budaklı değil. Bana senaryosu biraz basit geldi. Daha iyi yapılabilirdi, ancak karakterler sırıtmıyor ve filmi sürükleyici bir hale sokuyorlar.

 

- Yorumlar -