Olası kıyamet senaryolarından birisi, insanoğlunun kendi kendisinin sonunu getireceği tahminidir. Her ne kadar duymak istemesek de, bu tehlike sürekli saklandığı yerden çıkma eğilimindedir. Romanlarda, filmlerde ve oyunlarda sürekli işlenen bir temadır. Arkanıza yaslanın ve böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızı bir düşünün. Muhtemelen açlık ve susuzluk içinde radyasyon serpintileri arasında bir döngüde kalacağız.

Böyle bir ortamda en korkunç senaryo sanırım Metro serisinde işlendi. Yeraltına hapsolmuş bir hayat, mutant canavarlar ve zehirli gazlar nedeniyle maske takmadan çıkamadığımız yeryüzü toprakları. Böyle bir dünyada yaşamak istemeyiz değil mi? Yaşasak bile, mücadelemiz ne uğruna olacak? Tek cevap, insanoğlunun yaşama içgüdüsü. Kıyamet sonrası terimi her ne kadar sıklıkla işlense de, insan merak etmeden de duramıyor. Gelin hep birlikte Days Gone adlı oyuna konsantre olalım ve bakalım kıyamet sonrası senaryoları nasıl şekillenmiş hep beraber görelim.

Dünya genelini etkileyen tehlikeli bir salgının ardından iki yıl geçmiştir. Pasifiğin Kuzeybatısındayız ve bu kıyamet sonrası dünyanın ne halde olduğunu görmek, gerçektende insanı endişelendiriyor ve bir yandan da merak içerisinde kalıyorsunuz. İnsanlar salgından sonra kendi oluşturdukları güvenli kamplarda yaşamaktadırlar. Asıl tehlike dışarıdayken, kendi aralarında sürekli bir çekişme içinde olduklarını görüyoruz. Bu tipik insan karakterlerinden birisidir ne yazık ki. Yani daha güçlünün egemen olma ve olayları hep kendi lehine çevirme sevdası. Ancak yüzleşmeleri gereken asıl tehlike enfeksiyona maruz kalmış insanlardır. Bu salgın, insanları sıradan bir zombiye dönüştürmemiş, çok daha tehlikeli bir yaratığa çevirmiştir. “Freakers” adı verilen bu tür, geniş topluluklar halinde hareket ediyor ve açlıklarını bastırmak için canlı ve cansız hedeflere yöneliyorlar. Aralarında herhangi bir hiyerarşik düzen yok, çok seri bir şekilde hareket edebildikleri gibi avlarının peşini bırakmıyorlar.

Oyunda bu Freakers tanımının dışında yalnız yaşamaya çalışan, türler de mevcut. Peki, bu salgın sadece insanları mı etkiledi? Keşke öyle olsaydı, ama diğer canlılar da bundan etkilendi maalesef. Ve korkmamız gereken tek Freakerslar değil, salgına maruz kalmış vahşi hayvanlar da var. Oyunla ilgili E3 fuarında yayınlanan videolarda gördük. Üç beş kurt sürüsü beslenmeye çalışıyordu ve birisi de oyunun kahramanı olan motosikletlimiz Deacon St. John’ın peşine takılmıştı. Perde gerisinde göremediğimiz bazı gerçekler de var ve bu gerçeklerle yüzleşmeyi hiç istemeyeceksiniz. Örneğin kendi başına yeterince tehlikeli olan bir boz ayı, enfeksiyon kapınca ne kadar tehlikeli hale gelir? Pasifikte balık avlamayacaklarına göre, potansiyel hedef olarak insanları gözüne kestirecekler.

Days Gone oyunundaki yöneteceğimiz karakter Deacon St. John adlı bir motosikletçi. Daha önceden motosikletli bir çeteye mensup olan karakterimiz, bu sayede yeteneklerini geliştirmiştir. Kendisi bir ödül avcısı ve bu içinde bulunduğu hayatı bir fırsata çevirmeyi çok iyi biliyor. Kıyamet sırasında öldüğü düşünülen sarışın bir kız arkadaşı var. Fiziksel olarak yapılı birisi, beyzbol şapkası takıyor, motosikletçi kıyafeti var ve parmaklarında yüzükler bulunuyor. Vücudunda dövmeler, göğsünde haç şekli var ve boynundaki “Sarah” yazısı dikkati çekiyor. Muhtemelen ölen kız arkadaşının adı. Amerikan kökenli olan kahramanımızı Amerikalı oyuncu ve müzisyen olan Sam Witwer seslendiriyor. Oyunumuz açık uçlu bir dünyada geçtiği için, seyahatlerimiz için en uygun vasıta motosiklet.

Şimdi asıl soruya gelelim; bu açık dünyada ne gibi bir aksiyon yaşayacağız, oyunun dinamikleri nelerdir ve hikâye kurgusu ne yönde ilerliyor? Öncelikle şunun altını çizeyim; Freakerslar devasa bir topluluk halinde dolaşıyorlar ve hareketlerinizi bir plan dâhilinde uygulayamazsanız, onlara yem oluyorsunuz. Oyunda kullandığımız ateşli silahların yanında crossbow (tatar yayı), bıçak ve balta gibi kesici aletler de var. Çevredeki birçok obje bize, düşmanları farklı şekilde öldürmemiz için bir olanak sunuyor. Örneğin bize saldıran bir Freakers’ın suratını, tahta kesme testeresinde parçalayabiliyoruz. Klasik molotof kokteylleri, kırmızı benzin varilleri ve C4 patlayıcıları kullanabileceğiz. Çevrede bulacağımız silahlar, cephane ve erzaklar da işimizi bir hayli kolaylaştıracak. Oyunun aksiyon sahneleri göz alıcı olsa da, en çok hoşuma giden gizlice ilerleme ve taktik belirleme oldu. Hikâye kurgusu içinde bildiğimiz sadece, kıyamet sonrası gece ve gündüz döngüsünün olduğu bir Pasifik yaşam merkezinde hayatta kalmak. Yayınlanan bir videoda Deacon St. John arkadaşını kurtarıyordu. Yapımcılar gece gündüz döngüsünün olduğunu söylüyorlar ama bu sadece lafta değil. Gündüz normal bir yaşam süren Freakers’lar ve vahşi hayvanlar, gece daha da tehlikeli bir hale geliyorlar. Oyuna girdiğiniz andan itibaren hava koşulları, ışık ve yansımalar ilerlemenizi etkileyecek.

Videolarda dikkatimi çeken bir şey oldu; Deacon küçük bir kampa geliyor ve köprünün diğer tarafına geçmek istiyor. Bunun için çevrede bir ayı kapanı bulup belirlediği bir noktaya yerleştiriyor. O noktaya taş atıyor ve çete üyelerinden biri bu tuzağa yakalanıyor. Acı içinde bağırınca diğerleri de topluca olay mahalline geliyor. Bu sayede kahramanımız köprüden geçiyor. Bence burada şöyle olmalıydı; Tuzağa yakalanan bağırınca, diğerleri bunu fark edecek ama topluca tuzağa doğru gitmek yerine, “durun bu bir tuzak olabilir, yerlerinizden ayrılmayın” diyerek tetikte olacaklar. Haliyle hepsini de tek tek avlamak zorunda kalacağız.

Oyunu hazırlayan firma SIE Bend Stüdyosunu, PSP için piyasaya çıkan Uncharted Golden Abyss, Resistance: Retribution, 2006 ve 2007 yıllarında piyasaya çıkan Syphon Filter oyunları ile tanıyoruz. Sony Stüdyosu Başkanı Shuhei Yoshida, PSX’e verdiği demeçte, oyunun şu an için yapım aşamasının bittiğini, test aşamasına geçtiklerini belirtti.  Muhtemelen 2018 yılı ikinci çeyreğinde oyunu oynayabiliriz.  2018 yılında çıkması planlanan The Last Of Us 2 oyunu ile tema olarak benzer yönleri olsa da, Days Gone kendine özgü farklı bir konseptte bir oyun olacak. Umarım oyun beklentilerimizi karşılar ve doyumsuz bir macera ile karşı karşıya kalırız…

- Yorumlar -