The Pack olarak bizce de 2015‘in en iyi oyunu The Witcher 3: Wild Hunt! Çünkü Geralt çok kral adam…

Birçok mecradan 10/10, 9/10 gibi skorlar alan The Witcher 3’ün bu skorları neden hakettiğini ve Metal Gear Solid V: Phantom Pain, Fallout 4 gibi büyük rakiplerin nasıl önüne geçerek, neredeyse herkes tarafından yılın oyunu seçildiğini biraz inceleyelim dedik.

Öncelikle bu sene piyasaya çıkan rakiplerini şöyle bir hatırlayalım;

  • Dying Light
  • Bloodborne
  • Pillars of Eternity
  • The Witcher 3: Wild Hunt
  • Batman: Arkham Knight
  • Metal Gear Solid V: Phantom Pain
  • Call of Duty: Black Ops III
  • Fallout 4
  • Star Wars: Battlefront
  • Just Cause 3

E haliyle 2015’in rekabeti de büyük oldu. Özellikle Fallout 4‘ün büyük hype yaparak gelmesi, Bloodborne‘un büyük başarısı ve Metal Gear Solid V‘in (Kojima olayları da dahil) büyük sükse yapması ile bu yarış epey kızıştı. Ancak kime sorduysak (Ozan’a sormadık.) yılın oyunu olarak The Witcher 3: Wild Hunt’ın adını verdi.

the witcher 3

Gelelim yavaş yavaş neden kısmına!

Çünkü biz bu oyunu çok sevdik. Çünkü uzun zamandır aradığımız RPG buydu. Çünkü Geralt. Çünkü Ciri! (Çünkü CD Projekt Red)

The Witcher 3: Wild Hunt, piyasaya çıkana kadar ertelendi durdu. Kendi alanında en büyük rakibi BioWare‘in, Dragon Age II ile yaptığı hatayı yapmayacağını söyleyen CD Projekt Red, bizlere daha iyi ve tamamen bitmiş bir oyun sunabilmek için bu ertelemelerin şart olduğunu açıklamıştı. Biz de, “Vardır bir bildikleri. Geç olsun, güç olmasın.” diyerek serinin üçüncü oyununu sabırla bekledik.

Andrzej Sapkowski‘nin kitaplarından esinlenilerek tasarlanan The Witcher serisinin ikinci oyunu Geralt’ın hafızasının kaybolmasıyla başlamış ve sevgili Witcher’ımız Geralt’ın bir yandan çetrefilli aşk hayatını kovaladığı, bir yandan da Letho isimli bir kral katilinin peşinden koştuğu macerayla devam etmişti. Son olarak da hafızamızı geri kazanarak farklı sonlara yol almıştık.

3I7q4dQ

Bundan altı ay sonrasında The Witcher 3: Wild Hunt başlıyor. Hikayemiz ise kızımız gibi sevdiğimiz Ciri’nin (Cirilla) ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Daha fazla spoiler vermemek için de olayların derinine inmiyorum. Ancak harika bir hikaye, muazzam bir kurgu sizleri bekliyor.

The Witcher 3 görsel olarak inanılmaz doyurucu bir oyun. Şehirler, karakter detayları gerçekten harika tasarlanmış. Özellikle mekan tasarımları ve detaylarına hasta oldum. En ufak detay bile gözden kaçmamış ve oyunda karşımıza çıkıyor. Bu konuda tek eleştirimiz interaktif npclerin, genelde aynı yüze sahip olmaları. O da çok önemli değil şahsen.

The-Witcher-3-no1

Grafiklerin bu kadar başarılı olmasının yanında, optimizasyon bir harika. Dragon Age: Inquisition piyasaya çıktığında en çok eleştirildiği nokta PC-Konsol optimizasyon sorunlarıydı. Ancak bun The Witcher 3 için söylemek mümkün değil. Hem PC’de, hem konsolda harika bir optimizasyona sahip.

Oyun hiçbir şekilde sizi sıkmıyor. Her saniye yepyeni bir olay örgüsünü karşımıza çıkartan oyun, biz tam bitti derken adeta yeniden başlıyor. Her seferinde daha fazla ve farklı hikaye ile karşılaşıyoruz. En güzel yanı da görevler birbirini tekrarlamıyor. Özellikle yardımcı görevleri yapmadan oyuna devam etmek istemiyorsunuz. Kimi yan görevler, ana görevlerden bile daha güzel. Buna bir de The Witcher için tasarlanan kart oyunu Gwent‘i de eklersek tadından yenmez. (Baştan söyleyeyim Gwent’te sağlam kapışırım!)

Ciri

Oyunun en eğlenceli yanlarından birisi de, arada Geralt’ın yerine Ciri’yi oynayabilmemiz. Kesinlikle oyuna ayrı bir hava katmış. Bunun dışında tıpkı The Witcher 2‘de olduğu gibi The Witcher 3’de de çevremizdeki politik olaylara müdahalede bulunabiliyor ve devletlerin kaderini etkileyebiliyoruz. Hatta bazen istemeden de olsa bunu yapıyoruz.

Birbiriyle savaş ortamında bütün devletler ve bir de ortada büyük bir cadı avı dönüyor. Witch Hunterlar etrafta gezip, buldukları büyücüleri yakıyorlar. Epey kaotik bir ortamda oynuyoruz The Witcher 3’ü.

Gelelim Geralt’ın aşk hayatına… Artık bu oyunda büyük kararlar verme zamanımız geliyor. Yennefer mı, Triss Merigold mu, adeta bir dönüm noktasına giriyoruz. Tabi bunların dışında çeşitli çapkınlıklar yapmamıza da izin veriyor oyun. Tekrar hatırlatmakta fayda var, çocuklara göre bir oyun değil bu.

Geralt Romance

Bir sürü dramla karşılaştığımız oyunda, birçok kez de gülmekten yerlere yatıyoruz. Başarılı bir mizah kurgusu bütün bu kaosun içerisinde sık sık karşımıza çıkıyor. Açıkçası daha ne kadar hikayeyi ve kurguyu övebilirim bilmiyorum. Epik bir senaryo, harika bir kurgu.

Oynanış olarak da The Witcher 3, The Witcher 2’nin bir tık üzerine çıkmış. Dövüş kontrolü, sign kullanımı, crafting ve diğer menuler oldukça kolaylaştırılmış. Yine de çeşitli kombolar yapabileceğiniz kadar da detaylı. Özellikle uçan yaratıkla dövüşmek ayrı bir eğlenceli.

Oyundaki silahlar bile aşırı detaylı tasarlanmış. Üstelik çoğunun kendine ait bir ismi var. Yine de etrafta bulduğumuz silahlar, crafting ile yaptıklarımızın bir seviye üzerinde oluyor. Bu arada oyunun hoş bir easter eggi olarak Kill Bill filmlerinden tanıdığımız Hattori karakterine denk geliyoruz. Kendisini de bize bir kılıç dövmesi için ikna etmeye çalışıyoruz.

witcher-3

Oyunu oynarken sık sık işi gücü bırakıp, manzara izlemeye başlayabilirsiniz. Harika manzaralar tasarlanmış. Gerçekten sanat işi. Bir de buna yöresel ve epik müzikler eklenince ayrı bir keyifle oynuyoruz. Şöyle Spotify üzerinden göz atabilirsiniz;

Tabi oyunun en güzel yanlarından birisi Witcher kontratları. Birbirinden farklı canavarı öldürüp, birçok gizemi çözmeye çalışıyoruz. Bu sırada da epey enteresan şeylerle karşılaşabiliyoruz. Bunun dışında sık sık kart oynayıp, at yarışlarına katılıyoruz.

Gelelim role play kısmına. Hikayeyi istediğimiz gibi evirip çevirebiliyoruz. İnanılmaz güzel bir açık dünyanın yanında, vereceğimiz bütün kararlar oyunu etkiliyor. Harika bir role play deneyimi sunan oyun bize büyük bir özgürlük de sunuyor.

Witcher 3

Eğer oynamadıysanız en kısa zamanda oynamanız gereken bir başyapıt The Witcher 3. Üstelik şu aralar Steam üzerinden de epey indirimli olarak satışa sunulmuş durumda. RPG türüne yepyeni bir standart getiren CD Projekt Red’in sıradaki oyunu ise Cyberpunk 2077 olacak. Onunla ilgili detaylı yazımızı da kesinlikle okumalısınız! Merak edenleri buraya alalım.

CD Projekt Red’in açıklamalarına bakarsak Geralt’ın hikayesi burada sona erdi. Bu evrende başka bir oyun gelip gelmeyeceği sorularını cevapsız bıraksalar da, Geralt ile yeni bir oyun gelmeyecek gibi görünüyor.

Witcher-3

Sonuç olarak The Witcher 3: Wild Hunt tartışmasız bu yılın en iyi oyunuydu ve RPG oyunları arasında liderliğini uzun bir süre daha koruyacak gibi görünüyor. Bizden de hem yılın oyunu olmayı, hem de 10 üzerinden 10‘u hak ediyor!

- Yorumlar -

2015'in En İyi Oyunu "THE WITCHER 3"! Ama Neden?
RPG oyunlarının en iyisi olmaya aday. Uzun yıllardır gördüğümüz en iyisi. Neredeyse eksiksiz!
Artılar
  • Epik ötesi bir senaryo, harika bir kurgu, muhteşem bir başyapıt.
  • Role Play konusunda dönemin en iyisi. Uzun yıllar bu kadar iyi role play görmemiştik.
  • Optimizasyon, grafikler, müzik hepsi birbirinden harika!
Eksiler
  • NPClerde aynı yüzleri tekrar tekrar görmemiz.
1010.0